Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4246 E. 2012/9111 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4246
KARAR NO : 2012/9111
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …’in üzerinde ipotek kaydı bulunan taşınmazı satın alma konusunda anlaştığını, davalı banka ile varılan mutabakat sonucunda ipotek bedelinin bizzat müvekkili tarafından ödendiğini, ipotek bedelinin ödendiği gün davalı banka şube müdürünün sözüne güvenilerek tapuda işlem yapıldığını, genel müdürlükten onay gelince ipoteğin kaldırılması yazısının tapuya gönderileceğinin söylenmesine rağmen taşınmazın önceki maliki …’in kredi kartı borcundan dolayı ipoteğin kaldırılmadığını, müvekkilinin oyuna getirildiğini ileri sürerek davalı lehine konulan 23.000TL ipotek şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı …’in adına açılmış ve açılacak olan her türlü kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 23.000TL karşılığında 1. derecede müvekkili bankaya ipotek verildiğini, başka bir ifade ile ipoteğin Muharrem Meriç’in tüm borçlarının teminatını oluşturduğunu banka yetkililerinin ipoteğin kaldırılması yönünde söz verdiği iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştr.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davacının üzerinde davalı banka lehine 23.000 TL’lik ipotek bulunan taşınmazı dava dışı Muharrem Meriç’ten satın almadan önce davalı bankaya giderek ipoteğin kaldırılmasını talep ettiği, davalı banka çalışanının “siz tapuda işlemleri başlatın şimdilik ipoteğe bağlı olarak devir işlemini yapın, genel müdürlükten nasılsa onay gelir, sonra ipoteğin kaldırılmasına ilişkin yazıyı tapuya göndereceğim, her zaman yapılan uygulamadır, merak etmeyin” dediği, bunun üzerine davacının bankaya 23.000 TL ödediği, tüzel kişilerin emri altında çalıştırdığı memurlarının üzerinde denetim ve gözetim yetkisinin olduğu, bu kişilerin beyan ve eylemlerinden sorumlu bulunduğu, davalı vekili banka memurunun böyle bir yetkisinin olmadığını savunmuş ise de, davacı vatandaşın bunu bilmesinin beklenemeyeceği, böyle bir beyan olmasaydı davacının bu borcu yatırmayacağı, davacının iradesinin davalı tarafından esaslı şekilde hataya düşürüldüğü gerekçeleri ile davanın kabulüne, ipotek kaydının kaldırılmasına karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, ipotekli taşınmazı 03.11.2009 tarihinde satın almış, 13.11.2009 tarihinde bankaya 10.750 TL ana para 4.405 TL faiz olmak üzere toplam 15.155 TL ödeme yapmıştır. Davalı banka lehine tesis edilen 17.10.2007 tarihli ipotek akit tablosunda taşınmazın Muharrem Meriç’in bankaya olan doğmuş ve doğacak her türlü kredinin teminatını teşkil etmek üzere 23.000 TL üzerinden kurulduğu belirtilmiştir. Davalı bankanın davacı tarafından yapılan ödeme sonucu ipoteğin kaldırılacağına ilişkin yazılı bir taahhüdü olmadığı sürce veya ipotek akit tablosu kapsamında bulunan tüm borç ödenmedikçe ipoteğin kaldırılması istenemez.
Mahkemece bu yönler gözetilerek davalı bankanın ipotek akit taplosu kapsamında alacaklı olduğu miktar saptanıp toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.