Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/446 E. 2012/2774 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/446
KARAR NO : 2012/2774
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi olduğu dava dışı … Pasta Börek Ltd.Şti.nin borcu nedeniyle davalı şirkete iki adet bonoyu şirket adına verdiğini, bonolarda sadece borçlu şirketin kaşesi olup, müvekkilinin isminin ve kefaleten atılmış bir imzasının bulunmadığını, bonoların ödenmemesi üzerine davalının müvekkili hakkında da takip başlattığını, müvekkilinin yeni adresinin bilinmesine rağmen eski adresine TK.nun 35.maddesine göre tebligat yapılarak takibin kesinleştirildiğini belirterek müvekkilinin bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bonoların ön yüzüne attığı ikinci imza ile yetkilisi olduğu şirketin borcuna kefil olduğunu, imzalardan birinin kaşe üzerinde, diğerinin de açığa atılı bulunduğu, davacının isminin yazılı olmamasının bononun geçerliliğini etkilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının takibe konu bonolarda borçlu veya kefil olarak imzasının bulunmadığı, bonolarda dava dışı … Pasta ve Börek Ltd.Şti.nin borçlu olarak gösterildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
TTK.nun 688/7.maddesi uyarınca bononun tanzim edenin imzasını taşıması zorunludur. Söz konusu maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş olup, pul üzerinde ve açıkta birden fazla imzanın bulunması ya da ismin yazılması şartı öngörülmemiştir. Somut olayda takip konusu bonoda çift imzası bulunan davacı …’ın, aynı zamanda dava dışı keşideci şirketin yetkilisi olduğu da kendi kabulündedir. Bu durumda mahkemece davacının imzalardan bir tanesini şirket adına diğerini de kendisi adına attığı, dolayısıyla takibe konu bonodan dolayı borçlu olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.