Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4544 E. 2012/17784 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4544
KARAR NO : 2012/17784
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılardan asil … ve vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin 1.052.670 TL.lik dövize endeksli kredi talebinin onaylandığını ve müvekkili şirketin vadeli hesabına aktarıldığını, ancak bu hesaba banka tarafından bloke konularak verilen kredinin teminat altına alındığını, döviz kurunda meydana gelen artışlar nedeniyle bankanın bloke ettiği parayı USD’ye çevirmesi gerekirken bu işlemi yapmaması nedeniyle 315.520 TL.açık oluştuğunu, bankanın bu nedenle teminat olarak verilen kambiyo senetlerini icra takibine koyduğunu belirterek genel kredi sözleşmesinden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibine konu bono ile davalı elinde bulunan diğer bono ve çeklerin bedelsizliği ile davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kullandığı kredinin davacının talimatlarına uygun olarak dövize veya TL.ye çevrildiğini, dövizdeki hareketlilikten yararlanmayı amaçlayan davacının bu nedenle uğramış olduğu zararlara katlanmasının hak ve adalete uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı bankanın kredi sözleşmesine aykırı davranmadığı, davacının talimatlarını yerine getirdiği, dolayısıyla oluşan zarardan bankanın sorumlu olmadığı ve davacıların kredi sözleşmesinden dolayı 704.926 TL.borcu olduğunun bilirkişi raporuyla anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
1) Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla teminat olarak verilen çek ve bonolardan dolayı 704.926 TL alacak için kredi borcu ödenmediği sürece bankanın takip yapabileceği belirtilmiş ise de dava konusu banka tarafından yapılan icra takip taleplerinde “tahsilde tekerrür olmamak” kaydı bulunmamaktadır. Bu durumda davalı bankanın tahsilde tekerrür olmamak üzere takip yaptığı kabul edilemeyeceğinden, yapılan toplam takip miktarı üzerinden borcun düşülmesi suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarın belirlenerek hüküm kurulması gerekir.
2) Dava, kredinin teminatı olan TL cinsinden paranın, döviz kurlarındaki artışa bağlı olarak banka tarafından USD’ye çevrilmesi gerektiği iddiasına dayalıdır. Ne var ki bilirkişi raporlarında ve mahkeme kararının gerekçesinde bu yön üzerinde durulmamış, 10.11.2011 tarihli itiraz dilekçesinde belirtilen gerekçeli itirazlar bilirkişi raporunda karşılanmamıştır. Ayrıca davacı tarafın müşteri çekleri ile de ödeme yapıldığı iddiası üzerinde de durulmamıştır. Bu durumda mahkemece konusunda uzman bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 900 TL.duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.