YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4545
KARAR NO : 2012/18608
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılardan … vek.Av..ve davalılar . Teks.San. Tic. Ltd. Şti. ile … vek.Av….’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirketin yetkilisi . ile davalı .Ltd. Şti.’nin yetkilisi ve ortağı olan davalı …’nin … Ayakkabı San. A.Ş. isimli şirkette ortak olduklarını, 31.08.2007 tarihinde … Ana dağıtım şirketinin bayisi olan müvekkilinin … yerinden, bayii olduğu şirkete verilmek üzere keşide tarihi ve miktarı doldurulmayan fakat imzalanan 4 adet çekin çalındığını, aynı gün çalınan çekler hakkında bankaya başvurularak ödeme yasağı konulduğunu, aradan 2 yıl geçtikten sonra 06.04.2009 tarihinde davalı … tarafından önce …Ltd. Şti. adına çek keşide edildikten sonra kendi adına cirolanarak bankaya ibraz edildiğini, müvekkilince şikayette bulunulması üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında 4 adet çeke el konulduğunu, müvekkilinin davalı …Ltd. Şti.’ye söz konusu çekler nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığını, diğer davalıların da kötü niyetli ve bilerek haksız bir menfaat elde etmek için hareket ettiklerini ileri sürerek müvekkilinin 4 adet çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalıların %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı … vekili, avukat olan müvekkilinin 26.02.2009 tarihinden beri davalı …Ltd. Şti. ile …’nin hukuki danışmanlığını yaptığını, müvekkilinin dava konusu çekleri üstlendiği işler karşılığında diğer davalılardan vekalet ücretine mahsuben teslim aldığını, söz konusu çeklerin hamili olan müvekkilince çeklerin bankaya ibraz edildiğini, çalındığı iddia edilen 4 adet çek ile ilgili iki yıl boyunca hırsızlık suçundan ilgili makamlara başvuruda bulunulmadığı gibi çek zayi davasının da açılmadığını ileri sürerek haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı … ve …Tekstil Ltd. Şti. Vekili, davacı tarafın dava konusu çeklerin çalıntı olduğuna dair iddialarının gerçek dışı olduğunun … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyası ile sabit olduğunu, müvekkili …’nin … Ayakkabı …deki hisselerini devretmesi için davacı …’e ödeme yaptığını, davacı şirket yetkilisi …’in hem hisse devrine karşılık hem de ticari ilişkilerden kaynaklanan borçlarına karşılık söz konusu çekleri verdiğini, davacının kendisine çektiği telefon mesajlarında çekleri yazdırmamasını, şirket hisselerini devredeceğini bildirdiğini, dava konusu çeklerdeki imzaların davacı tarafından inkar edilmediğini ileri sürerek haksız davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatı verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin yetkilisi … ile davalı …’nin … Ticaret Sicil Memurluğu’na kayıtlı . … Deri San. ve Dış Tic. AŞ ile . … Ayakkabı AŞ’ye ortak oldukları, ancak sicil kayıtlarına göre davacı ortağı …’in davalı …’ye hisse devretmediği, halen şirketlerin ortağı olduğu, davalıların hisse devrine ve buna karşılık davacıya ödeme yaptıklarına ve dava konusu çeklerin buna mukabil verildiğine dair delil sunamadıkları, öte yandan bu davalıların iddiasına ilişkin olarak davacının ve davalı …Tekstil’in ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda her iki tarafın da defterlerinin usulüne uygun olmadığı, davacının defterlerine göre davalı ile ticari bir ilişkisinin olmadığı, davalının ise herhangi bir fatura olmaksızın karşılıklı yapılan ödemeleri defterlerine kaydettiği, 4 adet çekin de davacıyı alacaklandıracak şekilde 23/03/2009 tarihinde defterine kaydettiği anlaşılmakla birlikte dayanağı bulunmayan, fatura, çek bordrosu vs. belgelerle desteklenmeyen ve usulüne uygun olmayan davalı defterlerine itibar edilmediği, bu haliyle davacının davalılar … ve …Tekstil Ltd. Şti. ile dava konusu çeklerin verilmesine esas teşkil eden ticari ilişkinin bulunmadığı, davacının davalılar … ve …Tekstil Ltd. Şti. ile arasında çeklerin verilme nedenine dayanak bir ilişkinin bulunmadığı, davacının dava konusu çeklerden dolayı davacı …’ye borçlu olmadığının iddiasının dinlenebilmesinin şartının bu davalının kötü niyetli veya çekleri ciro yoluyla devralırken ağır ihmalinin bulunması gerektiği, bu davalı yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesinden getirtilen serbest meslek makbuzlarında dava konusu çeklerin veriliş nedenine dayanak olduğu belirtilen hukuki danışmanlık sözleşmesine istinaden bir makbuz düzenlenmediği, avukat olan ve diğer davalılarla arasında vekalet ilişkisi olduğu belirtilen diğer davalının bir an için bu çeklerin kendisine hukuki danışmanlık ücreti olarak verildiği iddiası kabul edilse dahi çekler kendisine ciro edilirken mesleki tecrübesinin gerektirdiği ihtimamı göstermemesinin bile bedelsizlik def’inin kendisine karşı ileri sürülebilmesi için yeterli olduğu, kaldı ki yargılamanın devamı esnasında bu davalının ihtilaflı çekleri icra takibine koyarak kötü niyetli davrandığı gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile dava konusu çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalılar …Tekstil Ltd. Şti. ve …’nin icra takibinin tarafı olmadıkları anlaşılmakla bu davalılar yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalı … yönünden kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı yan İİK’nın 72. maddesi uyarınca açılan … bu menfi tespit davasını, keşidecisi olduğu 4 adet çekin kaybolduğu veya çalındığı iddiası ile birlikte bedelsiz kaldığı iddiasına da dayandırmıştır. Davacının çeklerin çalındığına dair iddiası … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2009/9466 E. sayılı hazırlık soruşturması sonucunda verilen 12.10.2009 tarihli ve 2009/4966 E.-6682 K. sayılı takipsizlik kararı ve itiraz üzerine … 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06.04.2010 tarihli ve 2010/537 K. sayılı kararı ile ispat edilmemiş ise de, davacının diğer iddiası olan çeklerin bedelsiz kaldığına dair iddiası bakımından alınan bilirkişi raporunda 5. sayfasında “..dava konusu 4 adet çekin davalı yevmiye defterinde davacıyı alacaklandıracak şekilde kaydedildiği, davalıya ait verilen sipariş avansları hesabının dava tarihi itibariyle 221.149,64.-TL borç bakiyesi vermekte olup, davalının davacıdan 221.149,64.-TL. alacaklı göründüğü,” belirtilmiştir. Alınan bu bilirkişi raporu yeterli açıklıkta olmadığı gibi Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde de değildir. Hal böyle olunca Mahkemece yapılması gereken …, davacı yanın bedelsizlik iddiası bakımından konusunda uzman üç kişiden oluşan bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınıp varsa davalı-lehtar şirket alacağının saptanması, bu alacağın dava konusu çeklerle ilişkisi belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlere göre hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.