YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4582
KARAR NO : 2012/11524
KARAR TARİHİ : 11.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, takip konusu üç adet senet nedeniyle müvekkillerinin icra takip dosyalarından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı … ile dava dışı …’ın şirket adına ayrı aynı münferiden imza atmaya yetkili kılındığını belirttiklerini, bu sebeple dava dışı … tarafından kaşenin üzerine atılmış olan imzanın şirket adına, davacı … ve şirket adına hiçbir imza yetkisi bulunmayan davacı …… tarafından atılan imzanın da şahsi sorumlulukları adına atılmış bulunduğunu, bu sebeple yapmış oldukları takiplerde borçlu şirket ile beraber … ve ……’in borçlu olarak gösterildiğini, ancak şirket adına imza atan …’ın icra takibinde taraf olarak gösterilmediğini, davacılar … ile ……’in senette imzaları bulunmalarından dolayı sorumlu olduklarını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine, %40 tazminatın davalılardan alınıp müvekkiline verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; takip konusu bonolarda gösterilen miktarların, davalıya ödendiği konusunda açıklık bulunmadığı, bu nedenle ödeme beyan ve iddiaları HMK’nun 200 vd maddeleri gereği mahkemece nazara alınmayıp TTK’nın 688 vd. maddeleri uyarınca tanzim edilen ve davalı tarafından takibe konulan bonolar zaruri şekil şartlarını taşıdığından senedin ön yüzüne atılan imzaların TTK’nın 612 ve 614 maddeleri gereğince aval niteliğinde olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.