YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4914
KARAR NO : 2012/11253
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkilinin…Mobilya adındaki mağazadan alışveriş yapıp, talep üzerine iki adet boş bono verdiğini, söz konusu bonoların alacaklı kısmına davalının adının yazılarak takibe konulduğunu, davalının ödenmiş ve bedelsiz kalmış senetleri müvekkili aleyhine takibe koyduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, alacaklarının dayanağının senetler olduğunu, davacının beyanlarının gerçek dışı olduğunu, diş teknisyeni olan müvekkiline, kendisine diş hekimi olarak tanıtan davacının, protez diş yaptırıp borçlandığını, borcunu nakit olarak ödeyemeyince de müvekkiline mobilya alma teklifinde bulunduğunu, bu teklifi müvekkilinin kabul edip,…Mobilya isimli mağazadan bedeli davacı tarafından ödenmek koşulu ile mobilya alındığını ve mobilyaların müvekkiline verildiğini, senedin davacı tarafından mobilya mağazasına verildiğini, mobilya borcunu davacının ödememesi üzerine müvekkili tarafından ödenip, senetlerin alındığını talebe rağmen davacının ödeme yapmaması üzerine davacı aleyhine icra takibi yapıldığını ve haciz esnasında borcun kabul edildiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre dava konusu senetlerin davacı tarafından imzalanarak lehtar kısmı boş olarak mobilya mağazasına verildiği, davacı ve davalı arasındaki bir hukuki ilişki nedeniyle verilmediği gibi davalı tarafından mobilya mağazasından lehtar kısmı boş olarak alınıp, kendi ismini yazarak doldurduğu, senetlerin ciro yoluyla da el değiştirmediği, davalının senetlerin yetkili ve yasal hamili olmadığı, senetlerin davalıya devredilip, davalı tarafından tahsil edilebileceğine dair bir anlaşmanın da ileri sürülmediği, dava konusu senetler nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığı, davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TTK’nun 592. maddesine göre açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Dava konusu iki adet senedin lehtar hanesi boş olarak davacı tarafından dava dışı 3. şahsa verildiğini ve davalının isminin lehtar hanesine yazıldığı iddiasıyla iş bu dava açılmış ise de davacı, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Boş olarak verilen senedin lehtar hanesine senedin verildiği kişinin ya da bir başka kişinin isminin yazılması bu kuralın geçerliliğini etkilemez. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklana nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.