Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5242 E. 2012/19121 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5242
KARAR NO : 2012/19121
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 15.09.2006 tanzim tarihli bonoya dayalı olarak icra takibine giriştiğinin senet bedelinin 20.11.2006 tarihli tediye makbuzu ile ödemesinin yapıldığını, bunun yanı sıra tediye de geçen 170.000 TL’lik kısmın davalıya verilen borcu gösterdiğini belirterek müvekkilinin icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, tediye makbuzunun davacının davalıya teslim ettiği ürünün bedeli olarak düzenlendiğini, üzerinde isim kısmı ile 40.000 ve 65.000 TL ibarelerinin dolu olduğunu diğer bölümlerin boş bırakıldığını anılan belge ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığına evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlaması ile suç duyurusunda bulunulduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, Hazırlık Soruşturması sırasında; Cumhuriyet Savcılığı’nca alınan kriminal inceleme raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 15.09.2006 tanzim tarihli 100.000 TL bedelli senet nedeniyle 60.000 TL borçlu olduğu, 40.000 TL üzerinden borçlu olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı, aleyhine icra takibine konu edilen bono bedelinin ödendiği ve ödeme belgesi olarak davalı tarafından sadır olan 20.11.2006 tarihli tediye makbuzu bulunduğunu beyanla mükerrer tahsilat amaçlı girişilen icra takibine konu bono bedelinin ödendiğini iddia etmiş davalı ise tediye makbuzu üzerinde tahrifat bulunduğu ve ceza soruşturmasına konu edildiği savunmasında bulunmuştur. Tediye makbuzunun tahrif edildiği savunması karşısında; hazırlık soruşturması aşamasında alınan raporla yetinilmeyerek mahkemece, grafoloji konusunda uzman olan bilirkişiden tahrifatla ilgili olarak rapor alınarak dava konusu tediye makbuzuna sonradan ekleme yapılıp yapılmadığı üzerinde durularak ayrıca davalının delil olarak dayandığı ceza soruşturması dosyası getirtilip dosya arasına alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilip, gerekirse ceza davası sonucu beklenilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.