YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5393
KARAR NO : 2012/10456
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin alacağına karşılık 31/08/2008 tarih ve 35.000.- TL bedelli, keşidecisinin … Tur. Tic. San. ve İnş. A.Ş. olduğu, senedi ciro yoluyla devir aldığını, davalıların dava konusu senette keşideci olarak yer alan şirketin temsile yetkili ortakları olduklarını, haricen yapmış oldukları araştırmada senet metni üzerindeki imzaların şirket yetkilileri … veya …’den birine ait olduğu bilgisini edindiklerini, TTK’nın 730. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 590. maddesi gereğince senede imzayı atan şahsın senet borcundan tek başına sorumlu olduğunu, senedi kimin imzaladığı hususunun taraflarınca net olarak belirlenemediğini, her iki şirket yetkilisi hakkında birden icra takibinde bulunduklarını, yapılacak imza incelemesi neticesinde senedin kimin tarafından imzalandığı hususunun ortaya çıkacağını belirterek, senetteki imzanın kime ait olduğunun tespiti ile imzanın ait olduğu davalı yönünden icra takibine yapılan itirazın iptaline, takip miktarının %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; öncelikle derdestlik itirazında bulunduklarını, … İcra Müdürlüğünün 2009/118 esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapılan dosya borçlusu … A.Ş. tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/694 esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, hem icra takibinin hem de davanın derdest olduğu, ayrıca davanın kime yöneltildiğinin belli olmadığını belirterek, davanın reddine ve %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; her ne kadar davalı taraf derdestlik itirazında bulunmuş, her iki davalı aleyhine dava açılmasının mümkün olmadığını belirtmiş ise de; her iki davada davanın konusu aynı senet olmakla birlikte tarafların farklı olduğu, bu haliyle derdestlik itirazının reddi gerektiği, davacı tarafça şirket ortaklarından her ikisi borçlu gösterilmek suretiyle … İcra Müdürlüğünün 2009/1982 esas sayılı dosyasıyla takip yapıldığı, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumunun raporuyla senetteki imzanın davalılardan …’e ait olduğu hususunun sabit bulunduğu gerekçesiyle davacı tarafın davalı … aleyhine başlatmış olduğu icra takibinin kısmen iptali ile davalı …’in kötü niyetli olarak borca itiraz ettiği göz önünde bulundurularak %40 icra inkar tazminatının davalı …’den tahsiline, davacı tarafın davalı … aleyhine açmış olduğu davasının husumet nedeni ile reddine, her ne kadar davalı … hakkında açılan itirazın iptali davası reddedilmiş ise de; davacı tarafın şirket adına düzenlenen senette hangi ortağın imzasının bulunduğunu bilmediği, bu haliyle her iki ortak aleyhine dava açmasında ve icra takibi yapmasında kötü niyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı …’in tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.