YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5471
KARAR NO : 2012/13990
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, dava konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini bildirerek davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; kapanış tasdikleri olmayan davacı defterlerinde görünen alacak miktarından davacının teslimi kanıtlayamadığı fatura bedelleri ile davalı tarafça yapılan ödemeler tenkis edildiğinde bakiye davacı alacağının 8.681,21 TL olduğu, davacının teslimi kanıtlanmayan sevk irsaliyelerindeki imzalar yönünden araştırma talebinin olmadığını beyan ettiği, takipten önce temerrüdün olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile takibin 8.681,21 TL asıl alacak, icra gideri, vekalet ücreti ile asıl alacağa 27.05.2010 takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte devamına, %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davacının teslim ettiği mal bedelinden, davacı defterlerinde kayıtlı davalı ödemeleri mahsup edildikten sonra kalan alacak miktarı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bilirkişi raporunda bu ödemelerin icra takibine konu teslimi kanıtlanan mal bedellerine mahsubun yapılıp yapılmadığı konusunda açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı ödemelerinin bu mallara ilişkin olup olmadığı yönünde bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönün gözetilmemesi isabetsizdir.
3)Hükümde icra takip tarihi olarak 27.05.2010 tarihi yazılmış ve bu tarihten itibaren faize hükmedilmiş ise de; icra takip tarihinin 27.05.2009 olduğu dosya içeriğinden anlaşılmakta olup mahkemece bu yönün gözetilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine; 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.