Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5762 E. 2012/14805 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5762
KARAR NO : 2012/14805
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilin, davalı şirketin Macaristan’da yapacağı alışveriş merkezindeki işyerleri için 14.09.1999 tarihli satış sözleşmesi ile 250.000 DM, 08.02.2000 tarihli satış sözleşmesi ile de 200.000 DM ödeme yaptığını, ancak davalının bedeli ödenen işyerlerini teslim etmediği gibi sözleşme gereği ödemesi gereken bedelleri de müvekkile ödemediğini, müvekkilin 23.09.2002 tarihli dilekçe ile davalıya başvurarak yaptığı ödemelerin kendisine iadesini istemesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, alacağın tahsili amacıyla yapılan takipe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, devamında müvekkil ile davalı vekili arasında alacağın ödenmesine ilişkin 04.09.2009 tarihli protokol imzalandığını, ancak davalının protokolde doğrultusunda herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sözleşmelerin iki senelik cezai şart ihtiva ettiğini, alıcının iki sene içerisinde sözleşmeden vazgeçtiği takdirde, ödediği bedelin belirli oranda artırılarak kendisine iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının bu süre içerisinde talepte bulunmadığını, davacının 23.09.2002 tarihli dilekçesinin müvekkil şirkete yapılmış bir başvuru olmadığını, davacının ileri sürdüğü hukuki sebebin, yapılan sözleşmenin resmi şekilde yapılmamasından dolayı sebepsiz zenginleşme olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, davacının sözleşmeleri de feshetmediğini, sadece takipte bulunduğunu, ödenen paranın iadesi için öncelikle sözleşmenin feshedilmesi gerektiğini, icra takibi üzerine müvekkil şirket ile davacı arasında imzalanan protokolün borcun kabul edildiği anlamına gelmediğini, müvekkilin sözleşmelerin konusu olan alışveriş merkezini açtığını, davacının bu zamana kadar gayrimenkullerini teslim almadığı için müvekkil şirketin alışveriş merkezi yönetimine ortak gider için para ödediğini, müvekkil şirketin halihazırda gayrimenkülleri teslim etmeye hazır olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının, gayrimenkul satışına ilişkin 14.09.1999 ve 08.02.2000 tarihli sözleşmelere istinaden davalıya toplam 450.000 DM ödediği, sözleşmelerde davacının, sözleşmenin tanziminden itibaren 24 ay sonra hiçbir gerekçe göstermeden sözleşmeden vazgeçme hakkı olduğunun belirtildiği, davalı vekilinin aynen ifaya hazır olduklarını belirttiği, ancak davacıya hiçbir sebep göstermeden sözleşmeden cayma hakkı verildiğinden ve davacı tarafından da aynen teslim kabul edilmediğinden, davalı vekilinin bu talebinin yerinde görülmediği ve bilirkişi raporuna göre davacının toplam 297.827,50 TL asıl alacak, 896.463,46 TL icra takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının bulunduğu, asıl alacak olan 297.827,50 TL’ye icra takip tarihinden itibaren %20 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerektiği, ayrıca davalının likit olan alacağa haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle, asıl alacağın %40 ı oranında ( 119.131 TL) icra inkar tazminatı ödemesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.