YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5777
KARAR NO : 2012/13511
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yetki itirazının yerinde olmadığı, buna karşılık alacağın rehinle temin edilmiş olduğu gerekçeleriyle yetki itirazının reddine, alacağın teminat altına alınmış olması nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde ihtiyati hacze itiraz eden vekilince duruşmasız ve ihtiyati haciz isteyen vekilince de her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de işin mahiyeti gereği bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinden kaynaklanan borcun ifası amacıyla müvekkiline verilen üç adet çekten dolayı ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, sözleşmedeki yetki kaydının çeklerden kaynaklanan alacak istemine de uygulanamayacağını, çeklerin sözleşmeden mücerret olduğunu, sözleşme ile çekler arasında bir ilişki kurulamadığını, alacağın ipotekle teminat altına alındığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yetki itirazının yerinde olmadığı, buna karşılık alacağın rehinle temin edilmiş olduğu gerekçeleriyle yetki itirazının reddine, alacağın teminat altına alınmış olması nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir
Mahkemece, muteriz vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiş ise de ihtiyati hacze konu çeklerin sözleşme hükümlerine göre verildiğine dair yazılı bir belge ibraz edilmemiş olması karşısında, çeklerin sözleşme hükümlerine göre verildiği konusunda mahkemede ne şekilde kanaat uyandığının kararın gerekçesinde açıklanmaması isabetsizdir.
Öte yandan muteriz vekilinin yetki itirazında iki yetkili mahkeme göstermesi de yetki itirazının dikkate alınmamasını gerektirmez. İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK’nın) 258,I hükmüne göre, “İhtiyati hacze 50’nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir.” Anılan Kanunun 50’nci maddesi de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1.10.2011 tarihinden sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun) yetkiye dair hükümlerinin kıyasen uygulanacağını öngörmüştür. Söz konusu atıf sadece yetkili mahkemenin belirlenmesine yöneliktir. İhtiyati hacizde yetkiyle ilgili diğer hukukî meselelerde, öncelikle İcra ve İflâs Kanunundaki özel hükümler uygulanmalı, bu hükümlerin yetersiz olması hâlinde ihtiyati haciz müessesesinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde HMK kıyasen tatbik edilmelidir. İİK’nun 265,III hükmüne göre, “Mahkeme gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.” Bu hüküm uyarınca, yetki itirazının yerinde görülmesi hâlinde ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilir.
Diğer bir anlatımla yetki itirazının kabulü hâlinde mahkemece HMK’nun 19/3. (HUMK’un 27.) maddesine göre, dosyanın yetkili mahkeme belirtilmek suretiyle yetkisizlik kararı ile gönderilmesine karar verilemez ve HMK’nun 20’nci (HUMK’nun193’üncü) maddesindeki usul uygulanamaz. Birden fazla yetkili mahkemenin bulunması hâlinde ihtiyati haciz isteyen alacaklı, borçlunun yetki itirazında belirttiği yetkili mahkemede ihtiyati haciz talep etmek zorunda olmadığından, borçlunun HMK’nun m.19/2 hükmü (HUMK’un 23.maddesi) anlamında yetkili mahkemeye ilişkin seçimlik bir hakkı da bulunmamaktadır. Yetki itirazının kabulü suretiyle ihtiyati haczi kaldırılan alacaklı, borçlunun yetki itirazında belirttiği yerle sınırlı olmaksızın yetkili herhangi bir yerden tekrar ihtiyati haciz talebinde bulunabileceğine göre, borçlunun da yetki itirazında birden fazla yer gösterebilmesi taraflar arası eşitlik ve menfaatler dengesine de uygun düşer.
İhtiyati hacizde, mahkemenin yetkili olup olmadığını belirleyerek isabetli bir sonuca ulaşması ve kötüniyetli itirazların engellenmesi için yetki itirazında bulunan borçlunun itirazlarını gerekçelendirerek ispat etmesi zorunludur. Zira mahkemenin yetkisiz olduğu kanısına varabilmesi için hangi mahkeme veya mahkemelerin yetkili olduğunu gerekçesinde belirtmesi gerekir. (Bkz. Özekes, M. : İhtiyati Haciz, … 1999, s. 318,319, dn.34). Borçlunun itirazında yetkili mahkemeyi belirtmemesi veya gösterdiği mahkemenin yetkili olduğunu ispat edememesi hâlinde yetki itirazı da reddedilmelidir.
Somut olayda, ihtiyati haciz istemine konu çekte muhatap banka, keşide yeri ve borçlunun yerleşim yeri İstanbul olup, muteriz vekili de yetki itirazında yetkili mahkeme olarak Bakırköy/İstanbul ve Küçükçekmece /İstanbul mahkemelerini göstermiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle yukarıdaki açıklanan hukukî esaslar çerçevesinde yetki itirazının değerlendirilmesi ve gerekçelendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, “yetki itirazının yerinde olmadığı” gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2012 gününde oyçokluğla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İhtiyati haciz kararını veren mahkemenin yetkisine itirazda bulunulması ve mahkemece itirazın hukuken korunmaya değer bulunması halinde; kararın bu nedenle kaldırılmasıyla yetinilerek ayrıca genel düzenlemedeki gibi dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi şeklinde bir karar verilmesi söz konusu değildir
Öte yandan alternatif birden fazla mahkemenin yetkili olması halinde alacaklı, muterizin yetkili mahkeme tercihiyle bağlı olmayıp dilediği (yetkili olmak kaydıyla) yerleşim birimi mahkemesine tekrar başvurmak suretiyle yeni bir ihtiyati haciz kararı olabilir.
Hal böyle olunca yetki itirazının yanı sıra yetkili mahkemenin de doğru gösterilmesi gerektiği yolundaki düşüncenin borçluya ilave bir ispat külfeti yüklemekten öte pratik bir faydası bulunmamaktadır. Bu nedenle yetki itirazında bulunan borçlunun, mahkemesinin yetkisiz olduğunu belirtip ispatlaması yeterli iken, “borçlunun itirazında yetkili mahkemeyi belirtmemesi veya gösterdiği mahkemenin yetkili olduğunu ispat edememesi halinde yetki itirazı reddedilmelidir” şeklinde tezahür eden sayın çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.