Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5832 E. 2012/13444 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5832
KARAR NO : 2012/13444
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … arasında 29.06.2007 tarihli, 100.000,00 TL bedelli genel kredi taahhütnamesi düzenlendiğini, davalının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözkonusu genel kredi taahhütnamesini imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borcun kat edilerek ihtarname gönderilmesine rağmen ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, ancak duruşma aşamasındaki beyanlarında icra dosyasındaki itirazlarını tekrar ettiğini, ödemeye ilişkin dekontlarını sunduğunu, dava dışı …’ın kendisinin kefil olmasından önce çek kullandığını, davaya konu çeklerden sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; dava dışı … ile davacı banka arasında yapılan, 100.000,00 TL kredinin kullandırılmasına ilişkin 29.06.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalı …’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, dava dışı …’a verilen çeklerin de anılan kredi sözleşmesi kapsamında kaldığı, dolayısıyla 8 adet karşılıksız çıkan çek nedeniyle bankanın 3167 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca ödemek zorunda kaldığı tutarlar yönünden kefil-davalı hakkında icra takibinde bulunabileceği, çekler nedeniyle bankaca ödenen meblağın gayri nakdi kredi niteliğinde bulunduğu, bilirkişi raporuyla belirlendiği üzere kefalet nedeniyle kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının 4.000,00 TL asıl alacak ile birlikte toplam 4.595,52 TL olduğu, davalının ibraz ettiği ödeme dekontlarının takibe konu 3167 sayılı Yasanın 10. Maddesi gereği bankaca yapılan ödemelerden kaynaklanan alacağa ilişkin olmadığı, anılan yasa kapsamında bankaca ödenen tutarların kefil ya da borçlu tarafından bankaya ödendiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.