YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5903
KARAR NO : 2012/13063
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava; faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, yetki ve işbölümü itirazında bulunmuş ve taraflar arasında alım satım ilişkisi kabul edilmediğinden BK’nun 73. maddesinin uygulanamayacağını, davalının müvekkile mal teslim ettiği iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacının alım satım ile ilgili yazılı bir sözleşme ibraz etmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davalının mahkemenin yetkisine ve işbölümüne itirazının cevap süresinde olmadığından reddedildiği belirtilmiş ve davacının ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin mevcut olmaması nedeniyle sahibi lehine delil olma özelliklerinin olmadığı, davacının verilen kesin süre içerisinde dava konusu faturaların tebliğine ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, malın teslimine ilişkin sevk irsaliyeleri örneklerinde teslim alan kısımlarının boş olduğu, davacının teslim olgusunu ispatlayamadığı, bu durumda davalının icra dairesine yaptığı yetki itirazının değerlendirilmesi gerektiği, akdi ilişkinin çekişmesiz olduğu durumlarda 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 73/b-1 maddesine göre alacaklının ikametgahı mahkemesinde de itirazın iptali davası açılabileceği, somut olayda akdi ilişkinin çekişmeli olması nedeniyle BK’nun 73/b-1 maddesinin uygulanamayacağı, davalının ikametgahı icra dairesinin yetkili icra dairesi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlamsız icra takibi üzerine davalı icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir. Sözleşmeden kaynaklanan alacak taleplerinde yetkili icra dairesi ve mahkeme 1086 sayılı HUMK.nun 10.(6100 sayılı HMK.m.10) maddesine göre belirlenir. Sözleşmenin ifa yeri kararlaştırılmadığına göre yetkili icra dairesi ve mahkeme 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 73.(6098 sayılı TBK.m.89) maddesine göre tespit edilir. Sözleşme ilişkisinin varlığı davalı tarafça inkar edilmişse de takip konusu 645510 sıra nolu ve 355190 sıra nolu sevk irsaliyelerinin fotokopileri dosyaya sunulmuştur.
Mahkemece sevk irsaliyelerindeki teslim alan imzası yönünden davalı isticvap edilip, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılarak akdi ilişkinin mevcut olup olmadığı açıklığa kavuşturulduktan sonra davalının icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı karara bağlanmalıdır.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.