YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6113
KARAR NO : 2012/13545
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı taraf arasındaki intifa hakkını içeren ve 5 yılı aşan süreli bayiilik anlaşmasının Rekabet Kurumu’ nun 12.03.2009′ da yayınladığı duyuru gereği 18.09.2010 tarihinde sonlandığını, bu nedenle müvekkilinin sebepsiz zenginleşme ve denkleştirici adalet ilkesi gereği anlaşmanın gerçekleşmeyen sürelerine ilişkin olarak davalı tarafın peşinen sağlamış olduğu kazanımları ve bunların semerelerini faiziyle ve KDV’ siyle iadesini talep hakkının doğduğunu, bu kapsamda; müvekkili şirketin peşinen yapmış olduğu anapara ödemesini faiz ve KDV’ siyle, sözkonusu bedelin davalı yedinde kaldığı sürece elde edilmiş olan tüm semerelerini faizi ve KDV’ siyle, müvekkilinin sözleşmenin sona ermesi nedeniyle tek taraflı olarak gerçekleştirdiği intifa terkin harcı ve ilgili masraflarını faiz ve KDV’ siyle, intifa ivaz bedelini faiz ve KDV’ siyle, sözkonusu bedelin davalı yedinde kaldığı sürece elde edilmiş tüm semerelerini faiz ve KDV’ siyle olmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam 109.705,78-TL’ nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden …’ in intifa hakkının terkinine dair bir talebinin olmadığını, ayrıca taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bayilik sözleşmesinden önceki bir tarihi taşıyan taahhüdün sonradan yapılan bir başka sözleşmeyle ilişkilendirilemeyeceğini, bu şekilde hem müvekkili davalı şirket ve hem de diğer müvekkilleri olan …, … ve …’ in müştereken ve müteselsilen borçlu gösterilmesinin mümkün olmadığını, inkişaf bedelinin bütün semereleriyle istenmesinin, ayrıca buna KDV ve faiz eklenmesinin izahının mümkün olmadığını, mevzuat değişikliği sebebiyle intifa şerhinin kaldırıldığını beyanla, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin devam ettiği, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde faaliyetini sürdürdüğü, davacının mal varlığında bir azalma-fakirleşmeden bugün için söz edilemeyeceği, bu nedenlerle davacının dava tarihi itibariyle bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı belirtilerek, zamansız açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu bayiilik sözleşmesinin davacı tarafça feshedildiği ve yine davacının talebi üzerine bu sözleşme sebebiyle tesis edilmiş olan intifa hakkının tapu sicil müdürlüğünce terkin edilmiş olduğu dosya içeriğinden ve tapu cevabından anlaşılmıştır. Buna rağmen mahkemece gerek bayilik sözleşmesinin ve gerekse intifa hakkının halen devam ettiği yolundaki gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş, iddia ve savunma çerçevesinde somut olay bakımından toplanan deliller doğru olarak incelenip değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibaret olacaktır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.