Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6244 E. 2012/13209 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6244
KARAR NO : 2012/13209
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali – alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı itirazın iptali davasının reddine, karşılık davanın on günlük esasa cevap süresi içinde açılmamış bulunduğu gözetilerek yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmesine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı – davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, yanlar arasında akdedilen satım sözleşmesi kapsamında müvekkilince davalı şirkete hazır beton satılarak teslim edilmiş ise de bakiye cari hesap borcunun ödenmediğini, aleyhine girişilen takibe itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı tekrarlayarak davanın da yetkili mahkeme de açılmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuş ve karşılık davasıyla 37.902 TL müvekkile ait alacağın reeskont faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; yanlar arasında akdedilen sözleşmenin 11. maddesinde uyuşmazlık halinde … icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı halde davacı tarafından…İcra Müdürlüğü’nde takibe geçildiği oysa HMK’nun 17. maddesi uyarınca yetkili icra dairesinin … İcra Daireleri olduğundan bahisle davacı karşılık davalının açtığı itirazın iptali davasının reddine, davalı karşı davacı tarafından açılan karşılık davanın on günlük esasa cevap süresi içinde açılmamış bulunduğu da gözetilerek asıl davadan tefrikiyle yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı karşılık davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı – karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-HMK 448. maddesi uyarınca bu kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. Somut olayda mahkemece, yetki itirazları hakkında 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden önce red kararı verilmiş olup, o yöndeki işlemler tamamlanmış olduğundan ve bu durumda HMK’nun 17. maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Mahkemece bu husus bakımından yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bette açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.