Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6272 E. 2012/14230 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6272
KARAR NO : 2012/14230
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin keşideci, davalının ise ciro yoluyla hamili bulunduğu 70.000 TL tutarlı bir adet bonoya dayalı olarak davalı yanca müvekkili aleyhine takip başlatılmış ise de bonodaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını, senedin sahte şekilde tanzim edildiğini ve yanlar arasında bir ilişki de bulunmadığını belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davaya konu senetle ilgili olarak Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda senedin sahte olarak düzenlendiği saptanarak senedin lehtarı olan dava dışı İsmet Çöğürcü ve hamili bulunan davalının resmi senette sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiş bu kararın da kesinleşmiş olduğundan bahisle davanın kabulüne, takibe konu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 70.000 TL tutarlı bononun iptaline, davalı yanın takibinde haksız olması nedeniyle asıl alacak tutarı 70.000 TL’nin %40’ı oranındaki 28.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/379 E, 2011/115 K sayılı kararında davaya konu senet üzerinde lehdar olarak yer alan davadışı İsmet Çöğürcü ile ciro yoluyla hamil bulunan davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararında ayrıca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiş olup, verilen bu kararın BK 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte bulunmadığının gözetilerek, bono üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde istek halinde iadesine, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.