YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6736
KARAR NO : 2012/14829
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan …’ın 30.01.2005 vade tarihli 4.500,00 TL bedelli sahte senet düzenleyip kendisini alacaklı müvekkilini borçlu olarak gösterip davalı bankadan kredi aldığını, davalı bankanın da üzerinde müvekkilinin imzası bulunmayan sahte senede dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını ileri sürerek senetten ve icra takibinden dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda senetteki borçlu imzalarının davacıya ait olmadığının belirlendiği gerekçesiyle; 1) Davacının davalı …’a borçlu olmadığının tespitine, 2) Davalı … Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan dolayı reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu olan bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup icra takip dosyasında davalı alacaklı Ziraat Bankası A.Ş. tarafından davacı aleyhine icra takibine geçilmiş bulunulması ve davalı bankanın yetkili hamil konumunda olması dikkate alınmaksızın bu davalı hakkında açılan davanın husumet yokluğundan dolayı reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.