YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7053
KARAR NO : 2012/11207
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı …arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4061 esas sayılı dosyası ile yapılan takibine davalının kısmen itiraz ederek 1.600,00 TL borcu olduğunu kabul ettiğini belirterek davalının kısmi itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya dayanak olarak gösterilen kredi taahhütnamesinde kredi limitinin 10.000,00 TL olmasına rağmen sonra çizilerek 50.000,00 TL şeklinde tahrif edilmiş olduğunu, müvekkilinin…’a kefaletinin 3.000,00 TL ile sınırlı olduğunu bu kefaletinden doğan borcunu da icra takibi sonucunda ödediğini, davaya konu takibin, kefil olduğu krediden değil, kredi borçlusu…’ın çek karnesinden doğan borçlarına dayalı olarak gerçekleştiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre davalının ve kredi borçlusunun imzasının kredi taahhütnamesinin 26. sayfasındaki taahhütnameyi imzalayanlar bölümünde bulunduğu, bu imzanın dava konusu kredi sözleşmesine istinaden verildiğinin anlaşılamadığı gibi kefalet sözleşmesinde de asıl sözleşmeye atıf yapılmadığı, kredi sözleşmesinin ve kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava kredi sözleşmesine kefalet nedeniyle ödenmeyen borç için yapılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalı banka tarafından dava dışı …a kullandırılan genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu kabul etmiştir. Davaya konu takibe dayanak kredi sözleşmesinin bedeli bölümünün yazı ve rakamla yazılan bölümünde “1” ve “on” ifadelerinin “5” ve “elli” olarak tahrifat yapıldığı, sözleşmenin 10.000 TL bedelli olarak düzenlendiği ve sonradan tahrifatla sözleşme bedelinin ve kefalet limitinin 50.000 TL’ye dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacı kefilin sorumluluğunun, tahrifattan önceki kefalet limiti ile sınırlı olduğu, kredi sözleşmesinin her sayfasında kefilin imzasının bulunmasının zorunlu olmadığı gözetilerek, varsa davacının sorumlu olduğu borç miktarının saptanarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.