Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7291 E. 2012/15193 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7291
KARAR NO : 2012/15193
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankanın dava dışı … A.Ş.ye kullandırdığı krediyi kat edip müvekkiline de mer’i teminat mektupları tutarı 929.112 TL.nin depo edilmesi ve mektuplardan kaynaklanan komisyon tutarı olan 12.202.58 TL.nin ödenmesi için ihtarname keşide ettiğini, müvekkilinin hiçbir zamanı genel kredi sözleşmesine ya da kredinin teminatı olabilecek çek, bono vs.gibi belgelere imza atmadığını, bu hususu cevabi ihtarla bildirmesine rağmen davalı bankanın 26.000 TL.lik senede dayanak icra takibine giriştiğini ileri sürerek genel kredi sözleşmeleri ve kredilerin teminatı olan diğer kıymetli evrak ile her türlü borçlandırıcı belgeler altındaki imzaların müvekkili … eli ürünü olmadığını ileri sürerek davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli takip sebebiyle % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının genel kredi sözleşmelerinin kefili olduğunu, gayrinakit risklerin kapatıldığını, davanın konusuz kaldığını, nakit risklerin de kapatıldığını, icra takibinin konusunun kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, genel kredi sözleşmelerinin altındaki ve icra takibine konu edilen senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, bu dava açılmadan önce borcun kefil olan dava dışı … tarafından ödenmesi kefilin kefile rücu imkanının bulunması nedeniyle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacının 15.08.2003, 18.11.2003, 10.12.2003, 28.04.2003, 18.09.2002 ve 10.12.2003 tarihli genel kredi sözleşmelerinden dolayı ve 26.000.00 TL.bedelli 21.08.2003 tanzim tarihli bonodan dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından davacının % 40 kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davacı vekiline 03.02.2012 ve 29.02.2012 tarihlerinde iki kez tebliğe çıkarılmış, ilki bizzat kendisine ikincisi ise sekreterine tebliğ edilmiştir. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi ise 20.02.2012 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Her ne kadar hüküm ayrı ayrı tarihlerde iki kez tebliğ edilmiş ise de ilk tebliğ tarihi olan 03.02.2012 tarihinin temyiz süresi yönünden dikkate alınması gerekir. Temyiz 15.03.2013 tarihinde yapılmış olup, gerek doğrudan temyiz, gerekse katılma yolu ile temyiz süreleri geçmiş bulunmaktadır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece karar
verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da bu konuda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun görülen hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacının yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.