Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7349 E. 2012/14731 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7349
KARAR NO : 2012/14731
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazlarının iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı … vekili, davacı banka ile asıl kredi borçlusu … arasındaki Genel Nakti ve Gayri Nakki Kredi Sözleşmesinin 15.000 TL’sine müvekkilininin kefil olduğunu, kredinin 21.10.2005 tarihinde 30.000 TL limit üzerinden tanzim edildiğini, bu meblağa davalılar … ile …’ın kefil olduğunu, daha sonra (29.12.2005’de) limitin 15.000 TL arttırılarak 30.000 TL’lik kredinin 45.000 TL’ye çıkartıldığını, müvekkilinin ve asıl borçlu ile aynı isim soyadını taşıyan bir başka …’nun artışa konu olan 15.000 TL’ye münhasıran birlikte kefalet verdiğini, …’nun 15.000 TL’yi davacı bankaya ödediği için borç ve kefalet sorumluluğunun müvekkili yönünden de sona erdiğini belirterek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı … ile dava dışı …’nun kredi sözleşmesine 29.12.2005 tarihli limit artırımı ile 15.000,00 TL limitle kefil oldukları, 29.12.2005 tarihinde 4203-102126 nolu hesaptan aylık taksitli ödemeli ticari kredi kullandırıldığı, ödeme planının asıl borçlu … ve kefil … (başka bir şahıs) tarafından imzalandığı, davacı bankaca dava dışı …’ya verilen yazı da 29.12.2005 tarihli 15.000 TL’lik kefaletin sona erdiğinin belirtildiği, o halde birlikte 15.000 TL’lik limit artırımında ismi yer alan davalı …’un da kefaletinin sona erdiği gerekçeleri ile davalı …’a yönelik davanın reddine, bu davalının tazminat isteminin yerinde olmadığına, diğer davalılar bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … hakkında verilen ret kararının doğru olmadığı ileri sürülerek davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı banka vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.