Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7365 E. 2012/12770 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7365
KARAR NO : 2012/12770
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının bonoya dayalı icra takibine giriştiğini oysa taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığını, dava konusu bononun dava dışı …’ye verildiğini ileri sürerek müvekkilinin icra takip dosyası ile borçlu bulunmadığının tespitine, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin babası … ile birlikte işyerini işlettiğini, davalının müvekkilinden aldığı mal karşılığında dava konusu senedi imzalayarak verdiğini, işyerinin müvekkilinin babası adına olmasının mutlaka senedin de, o’nun adına olmasını gerektirmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, icra takibine konu 3.800 TL bedelli bononun 476,85 TL’lik bölümünden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, talep edilen 128.36 TL işlemiş faizin 77.37 TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından 10.12.2010 tarihinde yapılan ve davalının kabulünde olan 2.250,00 TL tutarındaki ödemenin mükerrer tahsilata sebebiyet verilmesi bakımından icra müdürlüğünce borcun hesaplanması sırasında ödeme tarihi dikkate alınarak borçtan mahsubuna karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Takip ve davadan sonra yapılan tahsilatların İcra Dairesince infaz sırasında nazara alınması gerekmekte olup yerel mahkeme hükmünde icra dosyasında daha fazla tahsilat görüldüğü halde infazda nazara alınacak miktar olarak 2.250 TL bedelden söz edilmesi isabetsiz ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ: Yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bentte belirtilen sebeplerle hüküm fıkrasının 1/B bendinin büyük harflerle yazılmış ikinci paragrafının hükümden çıkarılarak yerine, ” Takip ve davadan sonra yapılan tahsilatların infazda nazara alınmasına” sözcük dizisinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.