YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7776
KARAR NO : 2012/13290
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davalının davacıdan 10.07.2007 tarihinde aldığı tutkalı, kendisinin imal ettiği boyaların yapımında kullandığı ve imal edilen boyaların piyasaya sürüldüğü, davalıdan boya satın alan dava dışı kişilerin boyaları kullanması sonucu ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine 03.09.2007 tarihinde boyaları davalıya iade ettiği, davalının 04.09.2007 tarihinde davacıya gönderdiği ihtarnamede tutkaldaki ayıp nedeniyle imal edilen boyaların da ayıplı olduğunu bildirdiği, davacının 11.10.2007 tarihinde davalı hakkında icra takibi yaptığı, davalının takibe itiraz ettiği ve 19.10.2007 tarihinde boyaların imalinde kullanılan tutkalın ayıplı olup olmadığı konusunda Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesi 2007/80 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdığı ve alınan raporda tutkalın bozuk olduğunun belirtildiği konuları dosya içeriği ile sabittir.
Dava davalıya satılan tutkalın bedelinin tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve tespit raporu ile 13.08.2009 tarihli bilirkişi raporu da değerlendirilerek düzenlenen 18.05.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre imal edilen boyalardaki bozukluğun davacının davalıya sattığı tutkaldan kaynaklandığı ancak, davalının ürettiği boyalarda stabilite testi uygulanmadan boyaları piyasaya vermesinin de davalının kusuru olarak gösterildiğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava davalıya satılan tutkalın bedelinin tahsili için icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı vekili davacının sattığı tutkalın ayıplı olduğunu, ayıplı tutkal kullanılarak üretilen boyaların da ayıplı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 18.05.2011 tarihli bilirkişi raporunda “inceleme sırasında kendisine tutkal ve boyalardan numune verilmediğini numune verilseydi bile raf ömürleri dolmuş numune olacaklarından bunlar üzerinde yapılacak analizlerin sonuçlarının da kullanılabilir olmayacağını, ancak tespit raporu ile 13.08.2009 tarihli ilk bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde tutkalın ayıplı (kusurlu) olduğu gibi, davalı da ürettiği boyalarda stabilite testi uygulamadan ürünü piyasaya vermekte kusurlu olduğu” yönünde görüş belirtilmiştir.
Anılan bu rapor hükme esas alındığına göre tarafların kusur oranları belirlenmeden davanın tümden reddi doğru görülmemiştir.
Yapılacak iş bilirkişiden ek rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.