Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7921 E. 2013/2739 K. 14.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7921
KARAR NO : 2013/2739
KARAR TARİHİ : 14.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalılar vek. Av. … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, dava dışı … ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfaıtyla imzaladıklarını, asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilerek Bursa 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1920 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalıların takibe haksız tirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve … Ekmek San. Ve Tic. Ltd. Şti. temsilcisi aynı dilekçe ile davacı yanca asıl borçlu ve krediyi kullanan …, … ve … hakkında itirazın iptali davası açılmadığını, bu kişilerle zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davaya dahil edilmeleri gerektiğini, takip talebinde kimin borcunun ne kadar olduğuna ilişkin ayrı ayrı takip yapılmadığını, ödeme emrinin ekinde takibe konu borcun dayanak belgelerinin gönderilmediğini, tek bir rakam üzerinden ayrı takiplerin yapılması gerekirken tek takip yapılmasının yasal olmadığını, usulüne uygun temerrüt ihtarı yapılmadığını, ihtarnamede belirtilen miktarlar ile takip talebinde belirtilen miktarların birbirinden farklı olduğunu, borcun muaccel olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … ve davalı … ayrı ayrı dilekçelerinde, davacı yanca asıl borçlu ve krediyi kullanan …, … ve … hakkında itirazın iptali davası açılmadığını, bu kişilerle zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davaya dahil edilmeleri gerektiğini, takip talebinde kimin borcunun ne kadar olduğuna ilişkin ayrı ayrı takip yapılmadığını, ödeme emrinin ekinde takibe konu borcun dayanak belgelerinin gönderilmediğini, tek bir rakam üzerinden ayrı takiplerin yapılması gerekirken tek takip yapılmasının yasal olmadığını, usulüne uygun temerrüt ihtarı yapılmadığını, ihtarnamede belirtilen miktarlar ile takip talebinde belirtilen miktarların birbirinden farklı olduğunu, borcun muaccel olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile davalıların Bursa 5. İcra Müdürlüğünün 2010/1920 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazlarının davalı … Ekmek San. Tic. Ltd.Şti ile davalı … yönünden; 46.280,63 TL asıl alacak, 6.467,72 TL işlemiş faiz, 323,39 TL BSMV, 1.054,55 TL ihtarname gideri, davalı … yönünden; 59,849,39 TL asıl alacak, 8.234,28 TL işlemiş faiz, 411,71 TL BSMV, 1.054,55 TL ihtarname gideri, davalı … yönünden; 46.280,63 TL asıl alacak ile tüm davalılar yönünden 46.280,63 TL asıl alacağa
02/02/2010 takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve bu faizin yıllık 5 oranında gider vergisi, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte Bursa 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1918 esas sayılı takip dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrür olmamak kaydıyla sınırlı olarak iptaline, fazlaya ait istemin reddine, her bir davalı için hüküm altına alınan alacak miktarının %40’ı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının her bir davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan icra takibine karşı davalılar itiraz dilekçelerinde kredi sözleşmelerindeki imzaların kendilerine ait olmadığını bildirerek imzaya ve borca itiraz etmişlerdir. Mahkemece davalıların imzaya itirazları üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı banka keşide etmiş olduğu Bursa 2. Noterliği’nin 17/09/2009 gün 17474 yevmiye nolu ihtarında 6 adet krediden kaynaklanan toplam 63.290,83 TL alacak talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan ihtarda belirtilen kredi sözleşmeleri ayrı ayrı ele alınarak hangi davalının hangi kredi sözleşmesine kefil olduğu ve bu kefaletlerden ne miktarda sorumlu olduğu belirtilmemiştir. Rapor açıklanan bu haliyle Yargıtay denetimine elverişli değildir. Söz konusu bu raporun hükme esas alınarak yazılı olduğu şekilde karar verilmeside doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.