YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7926
KARAR NO : 2012/14202
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında davalının ilanlarının medya kuruluşlarında yayınlanması hususunda anlaşma yapıldığını, bu anlaşma çerçevesinde davalının ilanlarının yazılı medya kuruluşlarında yayınlanmaya başlandığını, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalının yasal defterlerinin lehine kesin delil olma niteliğine haiz olduğu, davalı taraf yasal defter kayıtlarının esas alınması gerektiği, davalının temerrüde düşürülmediği ve işlemiş faiz talep edilemeyeceği, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibinde 3.697,34 TL asıl alacağa itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazı incelendiğinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda icra takibine konu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu belirtilmiş olup bu durumda davalı söz konusu fatura bedelini ödediğini usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Mahkemece, davalının ticari defter kayıtları esas alınarak davalının fatura bedelini kısmen ödediği şeklindeki kabul yerinde olmadığı gibi, somut olayda icra takibinin, faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olması karşısında açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 40’ı oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddi de isabetsizdir.
3) Davalı vekilinin temyizine gelince, taraflar arasında ticari ilişki nedeniyle kararlaştırılmış bir temerrüt faiz oranı bulunmamaktadır. Faturada yer alması gereken yasal unsurlar VUK’da belirtilmiş olup faturadaki “gününde ödenmeyen faturalara aylık % 10 faiz uygulanır” hükmü geçersizdir. Mahkemece tarafların tacir oldukları da gözetilerek avans faizi uygulanması gerekirken faturadaki faiz oranına itibar edilerek yıllık % 120 oranında faiz uygulanması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.