YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8027
KARAR NO : 2012/16139
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının muris…’in borçlusu olduğu senede dayanarak müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını senetteki imzanın murise ait olmadığını belirterek takibe konu senet nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senet üzerindeki imzanın müvekkili önünde muris… tarafından atıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu ile senette…’e atfen atılan imzanın…’e ait olmadığının anlaşıldığı, davalının kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların takip konusu bono sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacılar vekilinin temyiz itirazına gelince, takip ve dava konusu bonoda borçlu davacılar murisi…, lehtar ise davalı …’dır. Bu durumda borçlu ile lehtar arasında üçüncü bir kişi bulunmadığından dava konusu bononun lehtar olan davalı önünde düzenlendiğinin kabulü gerekmekte olup davalı lehtar takip ve dava konusu bonodaki borçlu imzasının davacılar murisine ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile bonodaki borçlu imzasının davacılar murisinin eli ürünü olmadığı anlaşılmış olup mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Hal böyle olunca mahkemece, davalı lehtarın, takip konusu bonodaki borçlu imzasının davacıların murisine ait olmadığını bilerek, kötüniyetli olarak davacılar aleyhine icra takibi başlattığının kabulü ile, davacılar yararına İİK.nun 72/5 maddesi uyarınca % 40 tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu talebin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.