Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8119 E. 2012/13681 K. 26.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8119
KARAR NO : 2012/13681
KARAR TARİHİ : 26.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, icra takibine konu 4 adet çekin her birinin sorumluluk tutarı 500,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL.’lik kısmının dava dışı muhatap bankadan tahsil edildiğini, bu durumda davalı tarafça 30.700,00 TL. üzerinden takip yapılması gerekirken 32.700,00 TL. üzerinden takip yapıldığını ileri sürerek icra takibine konu çeklerin 2.000,00’lik kısmı yönünden borçlu olunmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılarak beyanda da bulunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacının keşide edip davalı alacaklıya verdiği toplam 32.700,00 TL bedelli 4 adet çeke ilişkin olarak her bir çek için 500,00 TL’den olmak üzere toplam 2.000,00 TL ödemenin çekin ibrazı sırasında muhatap bankanın yasal sorumluluğu gereğince davalı alacaklıya ödenmiş olmasına rağmen davalı alacaklının takip konusu çekler dolayısıyla tahsil ettiği bu miktar alacağı mahsup ederek davacı hakkında icra takibine girişmesi gerekirken çek bedellerinin toplamı üzerinden icra takibine giriştiği, bu itibarla davacı borçlunun takip konusu alacağın 2.000,00 TL’lik kısmı yönünden borçlu bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne ve fakat davalı alacaklının vekili aracılığıyla takip konusu çek bedellerinin tamamı üzerinden icra takibine girişmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda takip konusu çeklerden dolayı tüm alacağın tahsil edilemediği hususu da nazara alındığında davalının söz konusu takip bakımından kötü niyetinin ispatlanamadığı anlaşıldığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, icra takibine konu 4 adet çek toplam miktarının 2.000 TL’lik kısmının dava dışı muhatap banka tarafından davalı-hamile sorumluluk miktarı olarak ödenmiş olması nedeniyle bu miktar yönünden borçlu olunmadığının tespitinden doğmaktadır. Takip konusu 4 adet çekte her biri bakımından 500,00 ‘er TL’nin muhatap bankalarca davalı-hamile ödendiği çeklerdeki şerhlerden anlaşılmaktadır. O halde, davanın dava dışı muhatap banka tarafından davalı-hamile ödenen 2.000,00 TL’lik kısım üzerinden açıldığına göre, davalının ödenen bu miktarı mahsup etmeden çek bedellerinin tamamı üzerinden davacı hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.