YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8131
KARAR NO : 2013/3658
KARAR TARİHİ : 27.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … Dış Tic. Ltd. Şti. vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de 26.02.2013 tarihli dilekçesi ile duruşma isteminden vazgeçtiğini bildirmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline tebliğe çıkarılan İİK’nın 89/1., 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkilinin bu ihbarnamelerden 25.08.2010 tarihinde haberdar olduğunu, müvekkilinin davalı-borçlu ve alacaklı firmalara herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin diğer davalıdan alacaklı olduğunu, davalı-borçlu ile yapılan şifahi görüşmelerden davacı şirkette alacağının olduğunun öğrenilmesi üzerine davacı şirkete İİK’nın 89/1., 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin tebliğe çıkarıldığını ve ihbarnamelerin davacının iddiasının aksine usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı … Mühendislik…ye tebligat yapıldığı halde davalı şirket cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılarak beyanda da bulunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu, 2009-2010 yılı Bs ve Ba formlarından davalı-takip borçlusu … Müh.İnş.ve Turizm.San.Tic….nin ismine rastlanmadığı gibi, davalı-takip borçlusu … Müh.İnş.ve Turizm.San.Tic.A.Ş. arasında bir borç ve alacak ilişkisi olduğunun tespit edilemediği, bu ilişkiyi ispatlayacak dosyaya da herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının icra takip dosyasında 45.845,29 TL. borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak üzerinden %40 kötü niyet tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı …Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, usulüne uygun tebliğ olunmadığı iddia olunan haciz ihbarnameleri nedeniyle takip borçlusu ve takip alacaklısı davalılara borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, İİK’nın 89/3. maddesine göre bu davada davacı, 3. şahıs takip borçlusu davalı … Müh….ye borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda Mahkemece 12.05.2011 tarihli ara karar ile tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek rapor alınması yolunda ara karar oluşturulmuşsa da sadece davacının celp edilen 2009-2010 yıllarına ait vergi kayıtları ve dosya kapsamı incelenerek mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmış, ara karar gereği tarafların, bu bağlamda takip borçlusu davalı … Müh….nin ticari defterleri ve davacının ticari defterleri incelenerek taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, takip borçlusu şirketin davacıdan alacaklı olup olmadığı saptanmamıştır.
Diğer taraftan İİK’nın 89. maddesi gereği açılan menfi tespit davaları anılan maddenin 3. fıkrası gereği maktu harca tabi olup Mahkemece hükümde davanın kabulü ile davacı lehine nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Dairemiz içtihatlarına göre nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde ise de Yasa’nın 89/3. maddesi gereği dava maktu harca tabi olduğu halde nisbi harca hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Ayrıca, Mahkemece davanın kabulü ile asıl alacak üzerinden %40 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine denilerek hüküm kurulmuş ise de İİK’nın 89/3. fıkrasında açıkça “Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin “yüzde yirmisinden” aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum edilir.” denildiği halde davayı kazanması halinde davacı-3. Şahıs lehine tazminata hükmedilmesi düzenlenmediği halde anılan yasa hükmüne aykırı olarak davacı lehine tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Son olarak, davacının tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmemiş olması sebebiyle davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu davanın açılmasında kusurlu olmadığı halde davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı …Ltd. Şti. lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.