YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8222
KARAR NO : 2012/14173
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında genel işlem şartları niteliğinde imzalanan 14.11.2008 tarihli … üyelik sözleşmesinin imzalandığı tarih itibariyle geçersiz, batıl bir akit olduğunu, söz konusu sözleşme hükümleri uyarınca müvekkilinden 1.000 TL üyelik aidatı ile 25.000.-TL komisyon ve 4.680.-TL KDV olmak üzere toplam 30.680.-TL alındığını, bu komisyon bedelinin ödenmesini gerektirecek … kapsamında alışveriş yapılmadığını, geçersiz … Sözleşmesine ilişkin taraflarca karşılıklı olarak fesih beyanında da bulunulduğunu, ödenmiş olan … komisyonunun iadesine ilişkin düzenlenen 26.02.2009 tarihli faturanın 02/03/2009’da davalıya tebliğ edildiği halde davalı tarafça faturaya itiraz edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.00 TL alacağın reeskont faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 14/11/2008 tarihinde … Üyelik sözleşmesini imzalayarak davalı tarafından kurulup, işletilen … sistemindeki çalışma şartlarını ve … ortak pazarındaki yükümlülüklerini taahhüt ettiğini, sözleşmenin iki yıl önce kurulmuş olması nedeniyle davacının sözleşmenin geçersiz olduğunda dair iddialarına itibar edilemeyeceğini, davacının … sistemine üye olup, hesap açma ve işlem yapma yetkisini kazandıktan sonra diğer üye davadışı … tekstil firmasından alacağını … sistemi ile tahsil etmek istediğini, iki üye firmanın karşılıklı anlaşması üzerine … tekstilin davacıya 450.000 TL bedelinde … çeki kestiğini, bunun üzerine … sözleşmesi gereği kesilen … çekine istinaden davacıya komisyon ve üyelik faturası kesilip tebliğ edildiğini, bir süre sonra davacının yapılan işlemin iptalini talep etmesi üzerine dava dışı anılan firmanın da onayı ile işlemin iptal edildiğini, işlemin iptal edilmesinin üyelik bedeli ve komisyon bedelinin iadesini gerektirmediğini, nitekim … sözleşmesinin 15.5 maddesinde de iptal halinde alıcı ve satıcı komisyonlarının iptal edilemeyeceğinin ve üyelerin işlem komisyonunun iadesini talep edemeyeceklerinin açıkça düzenlendiğini, davacının … komisyonunun iadesi için fatura düzenleyip müvekkiline tebliğ ettirmediğini, taraflar arasındaki münhasır delil sözleşmesine göre müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarına delil olarak itibar edilebileceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde … Sözlemesinin imzalandığı, davacı ve davalının tacir oldukları, davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, sözleşmenin imzalanması sırasında davacının sözleşmenin şartlarına ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi sözleşmenin imzalanmasından sonra da herhangi bir itirazda bulunduğuna dair dosya içerisine delil ibraz edilmediği, dolayısı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin geçerli olduğu, davacı vekilinin sözleşmenin tarafların karşılıklı mutabakatı sonucu sona erdirildiğini belirterek,dosyaya sunduğu tarihsiz belge içeriğindeki “41.952-41975 nolu …… çeki alınmıştır, 41976 nolu … Teksitl ile yapılan 450.000 TL lik … çeki iade alınmıştır” ibarelerinin sözleşmenin karşılıklı feshedildiği anlamına gelmeyeceği, iade faturasını davalının kabul etmediği, … Sözleşmesinin 15.5 maddesi uyarınca … işleminin iptali halinde alıcı ve satıcı komisyonlarının iadesinin talep edilemeyeceği gibi üyenin iptal talebinde bulunduğu işlem komisyonunun iadesini talep edemeyeceğini beyan ve kabul ettiğine dair düzenleme gözetildiğinde davacının, ödemiş olduğu komisyonun iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.