Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8241 E. 2012/14908 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8241
KARAR NO : 2012/14908
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını tahsil için giriştiği icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin babasının taraf olduğu 10.04.2006 tarihli Tüketici Kredi Sözleşmesinin sadece tarafları bağlayan bir sözleşme olup, müvekkilinin babasının 15.09.2008 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin murisin mirasını red ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalının, murisi asıl borçlunun mirasını reddettiği ve sözleşmenin tarafı olmadığını iddia etmiş ise de, müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmenin tarafı olduğu, bu nedenle toplam 4.984,34 TL.den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 67.maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı banka önce Muğla 1.İcra Müdürlüğünün 2008/4328 esas sayılı dosyada davalı hakkında icra takibi yapmıştır.
İcra dairesinin yetkisine ve borca itiraz üzerine davacı alacaklı yetki itirazını kabul ederek dosyanın yetkili Ula İcra Müdürlüğüne gönderilmesini istemiş ve dosya yetkili Ula İcra Müdürlüğüne gönderilmiş ise de yetkili icra dairesinde davalıya ödeme emri gönderilmeden ve yetkili icra dairesinde yapılan takibe itiraz vaki olmadan işbu dava açılmıştır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için öncelikle geçerli bir icra takibi yapılması ve yapılan icra takibine itiraz edilmesi dava şartıdır. Temyize konu davada yetkili icra dairesinde davalıya ödeme emri gönderilmediği gibi, yapılmış bir itiraz da bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı biçimde davanın kabulü isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.