YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8301
KARAR NO : 2012/17481
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından faturaya ve cari hesaba dayalı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Balıkesir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4428 Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, faturaya konu malların patlayıcı madde olması nedeniyle, satın alınması, nakli ve kullanılması gibi tüm işlemlerin resmi makamların ve Emniyet Müdürlüğünün denetiminde olduğunu, bu şekilde şirket yetkilisi…tarafından teslim alınan malzemelerin davalı işyerinde kullanıldığını, davaya konu malzemelerin davalının yetkilisi …’e teslim edildiğini belirterek Balıkesir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4428 Esas sayılı icra takibinde davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine alacağın % 40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin DSİ 25. Bölge Müdürlüğü’nün Yaylabayır Göleti gövde dolgusu inşaatı işinin yüklenicisi olduğunu, yüklenicisi durumunda olduğu bu işin yapımını taşeronlara devir ettiğini, davacı tarafın ifade ettiği…ile davalı arasında 19/11/2008 tarihli “Taşeron Sözleşmesi” imzalandığını ve bu sözleşmeye istinaden bu kişiye resmi dairelerdeki işleri takip için bir vekaletname verildiğini, verilen bu vekaletnamenin sadece iş takibi için olup, mal alma, fatura alma v.b. işler için verilmiş bir vekaletname olmadığını, ruhsatı olmayan kişilere patlayıcı madde satışı yapılmadığı için faturanın zorunlu olarak ruhsat sahibi adına düzenlendiğini, davalının taşeronu konumunda olan …’ün söz konusu patlayıcı maddeleri davacı firmadan satın aldığını, ancak faturalarını mevzuattaki zorunluluk nedeniyle davalı müvekkili adına düzenlettirmiş olduğunu, davalı müvekkilinin davacıdan bir mal almasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin söz konusu taşeron ile bir ilişkisinin kalmadığını, hesabının kapatıldığını bildirerek haksız olarak açılan davanın reddi ile müvekkili lehine % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre Sındırgı Noterliği’nin 25/06/2008 tarihli vekaletnamesinde dava dışı …’ün davalının adına dinamit, v.s alma ve davalıyı borçlandırma yetkisinin bulunmadığı, taşeron olan dava dışı …’ün davacıdan almış olduğu faturalara konu mallardan davalının sorumlu olduğunu gösterir soyut iddiadan başka bir delil ibraz edilmediği, taşeronluk sözleşmesi ve vekaletname kapsamına göre davalının, dava dışı Hulusi’nin almış olduğu mallardan sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddi ile davacının, dava açmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket vekili 21.899,83 TL bedelli davalıya satılan mal bedelinin ödenmediğini iddia etmiştir. 21.899,83 TL bedelli malın davalı taşeronu …’e teslim edilmiş olduğu tarafların kabulünde olup, dosya içeriği ile de sabittir.
Taraflar arasındaki ihtilaf bu malın …’ün kendi adına mı yoksa davalı adına mı teslim alındığı noktasında toplanmaktadır.
…’ün 19/11/2008 tarihli belgeden Yaylabayırı Göleti gövde dolgusu inşaatı işini yaptığı, satılan malzemenin de davacının yaptığı işte kullanılan malzeme olduğu, dava dışı …’ün bu işleri yaptığı sabittir.
Hal böyle olunca…ile davalı arasındaki ilişki iç ilişki olup, üst işveren konumunda olan davalının taşeronuna teslim edilen mal bedelinden sorumlu olduğu düşünülmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.