Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8405 E. 2012/16260 K. 08.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8405
KARAR NO : 2012/16260
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 20/05/2005 tarihinde bağlantı anlaşması 08/06/2005 tarihinde ise sistem kullanımı anlaşması düzenlendiğini, sistem kullanım anlaşmasının davalının 15/03/2010 tarihli yazısına istinaden 23/06/2010 tarihinde revize edildiğini, davalı tarafından anlaşmanın ihlal edildiği gerekçesi ile davalı tarafından müvekkiline 28/02/2011 tarihli 3.130,63 TL bedelli ceza faturası gönderildiğini, söz konusu ceza bedeli alacağının zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan anlaşmalar uyarınca herhangi bir ihlal sebebiyle kullanıcıya cezai şart uygulanabilmesi için öncelikle uyarıda bulunulması ve bu uyarıda ihlalin ortadan kaldırılması için makul bir süre tanınması gerektiğini, davalının müvekkili tarafından yapılan fatura ödemelerini herhangi bir kayıt dermayan etmeksizin kabul ettiğini ve Borçlar Kanununun 158/2. maddesi gereğince cezai şart talep edemeyeceğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olduğu kanaatine varılır ise fahiş ceza faturasının tenkisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sistem kullanım anlaşmasının 10. maddesine göre 2010 yılı için maksimum enerji veriş kapasitesi aşımı nedeniyle dava konusu faturanın düzenlendiğini, müvekkili tarafından aylık olarak iletim sistemi sistem kullanım ve sistem işletim faturaları düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacı tarafından bu faturalarda yer alan kapasite değerlerine bir itirazda bulunulmadığını, sistem kullanım ceza faturasının o yılın Aralık ayından sonra düzenlendiğini, ayrıca bu nedenle 2010 yılı sistem kullanım ceza faturasının zamanaşımına uğramasının söz konusu olamayacağını bildirerek haksız açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre taraflar arasında düzenlenen sistem kullanım anlaşmasının 10. maddesinde kullanıcıların ilgili mevzuat, sistem bağlantı anlaşması ve bu anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlal etmesi halinde, söz konusu ihlali TEİAŞ’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda TEİAŞ’ın cezai şartlar uygulayacağının belirlendiği, 2010 yılı Ocak ayı başından, revize sözleşmesinin imzalandığı 23/06/2010 tarihine kadar sözleşme kapasitesinin üzerine çıkıldığı ve bu 6 aylık süre için 2011 yılının Şubat ayında, anlaşmanın 10. maddesi gereğince ceza faturası düzenlendiği, davacı şirkete gönderilen faturaların uyarı niteliğinde olduğu ve tesisin maksimum enerji alış kapasitelerine ilişkin bilgileri de içerdiğinden aynı zamanda bir bildirim niteliğinde olduğu, ayrıca taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 20/05/2005 tarihli bağlantı anlaşmasının 16. maddesinde “Cezai Şartlar” başlığı altında “Kullanıcının ilgili mevzuat ve bu anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlal etmesi ve söz konusu ihlali, TEİAŞ’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda, TEİAŞ, Kullanıcı ile imzalanan Sistem Kullanım Anlaşmasında belirtilen cezai şartları uygulayacaktır.” hükmü, taraflar arasındaki 08/06/2005 tarihli sistem kullanım anlaşmasının 10. maddesinde ise “Cezai Şartlar” başlığı altında “Kullanıcının ilgili mevzuat, taraflar arasında imzalanan Bağlantı Anlaşması ve bu Anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlal etmesi,
söz konusu ihlali TEİAŞ’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda, TEİAŞ, aşağıda belirlenen cezai şartları uygulayacaktır.” hükmü kararlaştırılmıştır. Bu hükümler uyarınca kullanıcıların ilgili mevzuat, sistem kullanım anlaşması ya da bağlantı anlaşması hükümlerinin herhangi birini ihlal etmesi halinde, söz konusu ihlali TEİAŞ’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda TEİAŞ’ın cezai şartlar uygulayabileceği anlaşılmaktadır. Mahkemenin davacı şirkete gönderilen faturaları anılan hükümlerdeki uyarı yazısı olarak kabulünde isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda Mahkemece, hükme esas alınan 22/02/2012 havale tarihli bilirkişi raporuna davacı vekilinin gerekçelerini de göstermek sureti ile itiraz ettiği de gözetilerek yukarıda belirtilen açıklamalar ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak davacı vekilinin bilirkişi raporlarına itirazlarını da karşılayacak nitelikte yeni bir rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.