YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8493
KARAR NO : 2012/14614
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile … Ltd. Şti arasında 23/05/2007 tarihinde 100.000,00 TL’lik Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve borçlu cari hesabı açılarak kredi kullandırıldığını, borçlu şirketin kullandığı kredinin ödenmesine yönelik olarak iş yaptığı müşterilerinden aldığı bir kısım çekleri müvekkili bankaya verdiğini, çekler ödendiğinde bedellerinin kredi hesabına ödeme olarak yansıtılmasını istediğini, bu kapsamda müşterisi …’ten aldığı keşidecisi … olan 25/02/2009 keşideli, … Bankası A.Ş. Bozüyük Şubesine ait 15.000,00 TL bedelli, 9167135 nolu çeki müvekkili bankaya verdiğini, bankaca süresinde takasa verildiğini ancak karşılığının çıkmadığını, çeke istinaden müvekkili banka müşterisi şirket ile keşideci hakkında Bozüyük 1.İcra Müdürlüğünün 2010/1185 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, keşideci … tarafından süresi içinde borcu olmadığı beyan edilerek itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, keşidecinin bu çeki, bankanın kredili müşterisinden aldığı mal veya hizmet karşılığında mahsup edilmesi amacı ile verdiğini, bu durumda davalının banka aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenlerle borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan borçlunun aleyhine itiraz edilen kısım için %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanununun 123.maddesi gereğince borçlular hakkında başlatılan takibin müvekkili bankanın kullandırdığı kredinin geri dönüşü amacı ile başlatılmış olduğundan harçtan istisna olduğunu, bu davada da harç alınmamasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, müvekkili ile davacı banka arasında ve dava dışı Buğra Doğrama isimli şirkete kullandırılan kredi arasında hiçbir ilişki bulunmadığını, müvekkilinin her ikisine de borcunun bulunmadığını, 25/02/2009 keşide tarihli çekin zamanaşımına uğradığını, 6 ay içinde takibe geçilmediğinden kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını yitirdiğini, davacının müvekkili hakkında dava açma ehliyetinin de bulunmadığını, ayrıca çekin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerektiğinden ve eldeki davanın bu süre geçtikten sonra açıldığından davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı eda davası olarak değerlendirilmesi halinde zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, bu sebeplerle davanın zamanaşımı ve taraf ehliyeti yönünden reddini, aksi halde davanın esastan reddi ile davacının aleyhine %40’tan az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Temlik alan Davacı vekili 07/07/2011 tarihli dilekçesinde, eldeki davanın itirazın iptali davası olduğunu, davanın kambiyo senedine ilişkin sebepsiz zenginleşme davası olmadığını, itirazın iptali davası olduğundan davalının TTK.nun 644.maddesine yönelik itirazının da İİK.nun 67.maddesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, zamanaşımının bir yıllık sürenin dolması ile değil hakkında açık bir düzenleme bulunmayan alacaklara ilişkin olarak kanuna konulmuş genel nitelikteki BK.nun 125.maddesine göre on yılın tamamlanması ile gerçekleşeceğini, bu sürenin dolmadığını, huzurdaki davanın dayanağı İİK.nun 67.maddesi olduğundan davalının borçtan kurtulabilmesinin ancak çekten doğan borcu ödediğinin ispatı ile mümkün olduğunu, borcun ödenmediğinden davanın kabulünü talep etmiştir.
Mahkemece icra takibine dayanak yapılan çekin zamanaşımına uğramış olduğu, zamanaşımına uğramış çek sebebiyle kambiyo hukukundan doğan hakların yitirileceği, bu durumda taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde, bu belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğini alacağı ve belgeye dayanan kişinin alacağını her türlü delille kanıtlayabileceği ya da arada temel ilişki bulunmaması halinde TTK.nun 644.maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hükümlerine dayanabileceği sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanma konusunda ise, davacı tarafın beyanları çelişkili olmakla birlikte 07/07/2011 tarihli dilekçede “huzurdaki davanın kambiyo senedine ilişkin sebepsiz zenginleşme davası değil, itirazın iptali davası olduğundan davalının TTK.nun 644.maddesine yönelik itirazının da İİK.nun 67.maddesi ile birlikte değerlendirilmesi gerekir” şeklinde beyanlarının bulunduğu, keza zamanaşımının on yılın tamamlanması ile gerçekleşeceğini beyan ettiği ve beyanlarından temel ilişkiye dayandığı, çekin incelenmesinde davacı tarafın çeki ciro yoluyla elinde bulundurduğu, cirolu çekin taraflar arasındaki temel ilişki için yazılı delil başlangıcı sayılamayacağı ve davacının temel ilişkiye dayanarak alacağını ispat edemediğinden ve yapılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden, davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe konu çekin keşide tarihi 25.02.2009 olup, aynı tarihte bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Bankaya ibraz edilen çek, çekin keşide edildiği tarihteki mevzuata göre 6 ay içinde zamanaşımına uğrar. Sebepsiz iktisap talebinin, çekin keşide tarihinden itibaren 6 ay + 1 yıl içinde takip veya dava yolu ile ileri sürülmesi gerekir. Davacı alacaklı çeke dayanarak 27.04.2010 tarihinde takibe geçerek zamanaşımı süresini kesmiş olup, davacı bu talebini 6762 sayılı TTK.nun 644.maddesinde öngörülen sürede ileri sürmüştür. Mahkemece talebin süresinde olduğu gözetilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken davacının dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşmeye dayandığı halde itirazın iptali davasında sebepsiz zenginleşmeye dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.