YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8583
KARAR NO : 2012/13481
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak – menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşılık davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı-karşı davalı vekili; davalı-karşı davacı şirketin,müvekkil şirket ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkil şirkete 2.271,50 TL borcu olduğunu, davalı-karşı davacı tarafça borcun ödenmediğini, hakkında başlatılan icra takibinde de ödeme emrine itiraz ettiğini belirterek, 2.271,50 TL’nin ödeme emri tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını,ayrıca alacakla ilgili ürünlerin ayıplı olduğunu, davacı-karşı davalı şirkete gönderilen iade faturası ile de bu durumun sabit olduğunu,iade faturası ve mallar davacı-karşı davalı şirkete ulaştıktan sonra davacı-karşı davalının telafi amaçlı olarak 1.338,12 TL tutarında 252 kg yeniden boya göndererek fatura keserek malların ayıplı olduğunu kabul ettiğini,bu malların ise müvekkilinin deposunda olduğunu,alacak talebinin hukuken geçersiz olduğunu belirterek, davacı-karşı davalının davasının reddine,müvekkil firmanın borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; ayıplı olduğu iddia edilen malların 14.12.2006 tarihinde teslim edildiği ve faturasının kesildiği, teslim tarihinden yaklaşık 5 ay sonra 09.04.2007 tarihinde iade faturası kesilmesinin TTK’nın 25/3 maddesine göre geçerli bir ayıp ihbarı olarak kabul edilemeyeceği, davalı-karşı davacı tarafça bu malların kabul edilmiş sayılması gerektiği gerekçesiyle davacı-karşı davalının davasının kabulüne,davalı-karşı davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapılmaması nedeniyle asıl davanın kabulüne,karşı davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı-karşı davalı cevaba cevap dilekçesinde belirttiği üzere davalı-karşı davacı tarafa ayıplı olduğu belirtilen mallara karşılık bedelsiz olarak yeni mal gönderildiğini kabul etmiş bulunmakla malların ayıplı olduğunu benimsemiş olup bu durumda ayıbın süresinde yapılmadığı ileri sürülemez.
Ne var ki, taraflar arasında 19.07.2008 tarihinde düzenlenen belgede, davalı-karşı davacı 30.06.2008 tarihi itibariyle 1.796,55 TL borçlu olduğunu kabul etmiş bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece söz konusu belge ve davalı-karşı davacı tarafından kesilen iade faturaları üzerinde durularak yapılacak değerlendirme sonucu bir karar verilmesi gerekirken,yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
B