YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8591
KARAR NO : 2013/4178
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının müvekkiline ait iki oteldeki odaların pazarlanmasını garanti ettiğini, müvekkilinin davalının eksik ediminden kaynaklanan alacağının bulunduğunu ileri sürerek 1.760.949,70 USD alacağın ihtarname tarihinden itibaren en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın gerçekleşmeyen konaklama bedeli (no show) alacağına ilişkin olduğunu, sözleşmenin 6. maddesine göre, davacının no-show bedeli talep edebilmesi için sezonun sona ermesi gerektiğini kaldı ki, sezon devam ederken “müşterilerimizi kabul etmeyen davacının garanti ettiğimiz miktarı tamamlamamızı engellediğini” belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesindeki “Taraflar bu sözleşme ile üstlendikleri hususların birini veya tümünü yerine getirmediği takdirde sözleşme ile üstlendikleri hususları yerine getirmeyen tarafa yazılı olarak 15 gün müddet verir bu müddet zarfında yerine getirilmez ise sözleşmeyi tek taraflı iptal eder” hükmüne uygun olarak davacı tarafından davalıya sözleşme koşullarını yerine getirmesi için tebligat yapılmadığı, tek taraflı sözleşmenin feshinin yerinde olmadığı davacının eylemi ile davalı tarafın edimini yerine getirme ihtimalinin imkansız hale geldiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 31.03.2010 günlü konaklama sözleşmesi imzalanmış olduğu dosya içeriği ile sabittir. Anılan sözleşmenin 6. maddesi “Bu sözleşmede bulunan Altis Resort-Belek ve Grand Cartez-Alanya otel fiyat listelerine göre uygulanacaktır. Aşağıdaki tablolar oteller bazında ayrı olarak değerlendirilmiştir. Otellere ait fiyatlar USD/KDV dahildir. Altis Resort Hotel … Cortez Resort Hotel …Altis otel için 170×2 pax x122 gün=41.480 geceleme gerçekleştirmeyi garanti eder. Cotez otel için 170×2 pax x 122 gün=41.480 geceleme gerçekleştirmeyi garanti eder. Her iki otelinde garanti süresi 1 Haziran 2010-30 Eylül 2010 tarihleri arasında geçerli olup Tüm sezon gecelemesi dikkate alınacaktır. Yukarda belirtilen gecelemeler gerçekleştirilmediği taktirde kalan geceleme kadar fatura edilerek tahsil edilir. Garanti geceleme hesaplamaları tüm ücretli misafirleri kapsar ücretsizler bu hesaplamanın dışındadır. Acenta ilave kontenjan isterse on gün önceden haber verdiği takdirde otelin müsaitliğine göre ilave kontenjan verilir.” hükmünü içermektedir. Bu maddeden davacıya ait her iki otelde 170 standart odanın 01.06.2010 ilâ 30.09.2010 tarihleri arasında garanti edilmiş olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Mahkemece, hüküme dayanak yapılan aynı sözleşmenin 12. maddesi ise, “sözleşmenin iptali” başlığı altında “Taraflar bu sözleşme ile üstlendikleri hususların birini veya tümünü yerine getirmediği takdirde, sözleşme ile üslendikleri hususları yerine getirmeyen tarafa yazılı olarak 15 gün müddet verir. Bu müddet zarfında yerine getirmez ise sözleşmeyi tek taraflı iptal eder.” hükmünü içermektedir.
Açıklanan bu maddeler gözetildiğinde, uyuşmazlığa öncelikle uygulanması gereken hüküm sözleşmenin 6. maddesidir. Mahkemece hükme esas alınan 12. madde sözleşmenin iptali koşullarını içermektedir.
Davalı yanın her iki otelde garanti edilen odaların hazır bulundurulmadığına ilişkin dosya içinde herhangi bir uyarı ve ihtarı yoktur.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, açıklanan sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir hüküm kurmaktan ibarettir. Tüm bu hususlar nazara alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.