Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8707 E. 2012/14336 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8707
KARAR NO : 2012/14336
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; davalı şirketin , müvekkili ile akdettiği sipariş sözleşmeleri ile kutu siparişinde bulunduğunu, malın davalıya teslim edildiğini, kutu bedelleri ile ilgili faturalar tanzim edilerek davalı şirkete gönderildiğini, davalının bu faturalara itiraz etmediği gibi fatura karşılığı kısmi ödemede bulunduğunu ve müvekkiline bakiye 116.383,74 TL borcu kaldığını, davalının borcunun 63.680,00 TL’lik kısmı için çek keşide ettiğini, müvekkilinin ikazlarına rağmen kalan borcunu ödemediğini,çek karşılığı için icra takibine geçildiğini, davalının takibe zamanaşımı nedeniyle itirazından mahkeme kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek, davanın kabulü ile 63.680,00 TL alacaklarının 24.10.2008 tarihinden itibaren %27 faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket adına duruşmalara katılan olmamış ve cevap dilekçesi de sunulmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre; bilirkişi incelemesinde davacının 63.680,00 TL bedelli çekten dolayı alacaklı olduğunun tespit edildiği,bu çekin ödenmediği, davalının çekin ödendiği yönünde bir iddiasının bulunmadığı,Alaşehir İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılamada da çekin zamanaşımına uğradığı iddiasında bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne,63.680,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tüzelkişi olup tüzelkişilere tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13.maddelerine göre yapılır. Şirket yetkili temsilcisi bulunmadığı durumda tebligat orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Yetkili temsilcinin hazır bulunmadığı tebligat yerinde tespit edilmeden, Tebligat Kanunu 21.maddesine göre tebligat yapılması usulsüzdür. Mahkemece dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmeden karar verilmesi 6100 sayılı HMK’nın 27.maddesinde düzenlenen ‘hukuki dinlenilme hakkı’na aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.