YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8732
KARAR NO : 2012/17659
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asıl ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davalı tarafından takibe konu edilen 500.000 TL’lik bonodan dolayı, davacının hukuki ehliyetinin olmaması ve dayanak bononun hile ve sahtekarlık yoluyla alındığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30.06.2010 gün ve 2007/298 E, 2010/128 sayılı kararı ve karara esas Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi’nin rapor içeriğine göre davacının hukuki ehliyete sahip olduğu anlaşılmakla davacının buna yönelik iddiasının yerinde görülmediği davacının “nakden” kaydıyla düzenlenen senedin boş olarak verildiği ve sonradan anlaşmaya aykırı durdurulduğu yolundaki iddiasını aynı kuvvette delille ispatlayamadığı, davacının hile iddiasının tanık dahil her türlü delille ispatının kabulü halinde dahi, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanığın/davalının, katılanın / davacının algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine dair soyut iddia haricinde somut ve inandırıcı delil elde edilemediğine ilişkin kesinleşen kararı, mahkemece dinlenen davacı tanıklarının görgüye dayanmayan, duyum ve yoruma dayalı beyanları, davalı tanık beyanı, dayanak bononun düzenlenme tarihi (17.12.2004) ile Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/32 esas sayılı davasının açılış tarihinin (18.01.2005) farklı oluşuna göre davacının hile ve sahtecilik iddialarını kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.