YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8768
KARAR NO : 2012/14701
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının davalının acentesi olduğunu, sözleşmeden doğan cari hesap ilişkisi çerçevesinde ve bu cari hesabın teminatı olarak iki adet teminat çekinin ve bir teminat mektubunun davalı tarafa verildiğini, davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, fesih tarihi itibari ile davacının cari hesaptan kaynaklanan borcu bulunmayıp var ise bu borçları ödemeye hazır olduklarını davacıya bildirdiklerini, buna rağmen davalının çekler nedeniyle icra takibi başlattığını, çeklerin borca mahsuben verilmediğini, teminat olarak verildiğini, davalının çekleri cari hesabına işlemediğini, cari hesap alacağını ayrıca tahsil etmeye çalıştığını belirterek takibe konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40’dan aşağı olmayacak şekilde tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının cari hesaptan kaynaklanan borcunun bulunduğunu, çeklerin borca mahsuben icra takibine konulduğunu, çeklerin teminat çeki olmadığını, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan ikinci bilirkişi raporuna göre, davalının acentesi olan davalının sözleşme gereği iki adet çek ve bir adet ı teminat mektubunu cari hesaptan kaynaklanan borçlarına mahsuben verdiği, davalının gönderdiği fesihname ile sözleşmenin sona erdiği, davacının çeklerin davalıya teminat olarak verildiğini iddia ettiği, çeklerin acentelik sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiğinin şüphesiz olduğu, cari hesaptan kaynaklı bir borcun bulunması halinde ve ilişkinin bitiminde davalının çekleri icra takibine koymasına hukuken engelin bulunmadığı, davacının mükerrer tahsilat iddiaları çerçevesinde yapılan araştırma sonucu teminat mektubunun 29.12.2009 tarihinde davalı tarafından nakite çevrildiğinin anlaşıldığı, dava şartlarının davanın açıldığı tarih itibariyle belirlenmesi gerektiği, teminat mektubunun dava tarihinden bir ay kadar sonra paraya çevrildiği, davacının icra takibi ve dava tarihi itibariyle davalı tarafa cari hesaptan kaynaklı 61.572,66 TL. tutarında borcu bulunduğu, icra takibine konu edilen miktarın ise bunun altında 53.319,27 TL. tutarında olduğu, icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle teminat mektubunun henüz paraya çevrilmediği, mükerrer tahsilattan sözedilemeyeceği, dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 49.500 TL. tutarlı çek bedellerini talep ve icra takibine konu etmesinin haklı ve hukuka uygun olduğu, açılan davanın da bu nedenle yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dava tarihinden sora paraya çevrilen teminat mektubu tutarının aynı cari hesap ilişkisi çerçevesinde verilmesi nedeniyle icra müdürlüğünce yapılacak infaz sırasında dikkate alınmasına, yasal şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava tarihi itibariyle çeklerin bedelinden daha fazla alacağı bulunan davalıya karşı açılan menfi tespit isteminin reddine, karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 09.10. 2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.