Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8821 E. 2012/14620 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8821
KARAR NO : 2012/14620
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili; davacılardan …’ın oğlu , diğer davacı …’nun yeğeni olan … ‘ın davalı kooperatifte çalıştığını, 15/06/2007 tarihinde saat 20.00-20.30 sıralarında alel acele davalı kooperatif yetkilileri tarafından  davacıların çağrıldığını, kooperatifte yapılan denetimde eksik mal tespit edildiğini, 60.000,00 TL civarında açık çıktığını, Nurullah’ı savcılığa şikayet etmeleri halinde en az on beş yıl ceza alacağını, soruşturmaya müvekkillerini dahil edeceklerini, aynı kooperatifte çalışmakta olan davacı …’nu işten kovacaklarını, jandarma çağırıp o anda tutuklatma yapacaklarını ancak altmışbin TL’nin ödenmesi halinde şikayet edilmeyeceğini, olayın örtbas edileceğini söylediklerini, müvekkilleri davacıların o an ne yapacaklarını bilmeyerek baskı ve tehdit altında zorla senetleri imzalamak zorunda kaldıklarını, kooperatif tarafından Nurullah Av hakkında ileri sürülen iddiaların gerçekle ilgisi bulunmadığını, senetlere imza alınırken üzerine altmışbin yazılacağı söylenerek üç adet boş senede baskı ve tehdit altında imza attırıldığını, senetlerin iadesi yönündeki taleplerine kooperatif tarafından olumsuz yanıt verildiğini, Düzce 3. Noterliğinin 04/07/2007 tarih 7833 yevmiye nolu ihtarnamesi ile senetlerin iadesinin talep edildiğini, ancak ihtarnameye de olumsuz cevap verildiğini, müvekillerinin davalı kooperatife hiç bir borcu bulunmadığını, kooperatif ve yetkilileri hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davacıların davalı kooperatife borçlu bulunmadığının tespiti ile hukuka aykırı üç adet senedin geçersiz sayılarak iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili , davacı tarafça dava dilekçesinde baskı ve tehditte bulunulduğunu iddia etmiş ise de, müvekkili kooperatif yetkilileri tarafından bu sözlerin sarf edilmiş olsa bile tehdit olarak kabul edilmesinin mümkün olmayıp ortada sadece yasal şikayet hakkının kullanılmasının söz konusu olduğunu, mahkeme tarafından icra takibi başladıktan sonra %15 teminat mukabilinde takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenle açılan davanın reddine, verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, her ne kadar davacılar tarafından davalı kurum çalışanlarınca  baskı ve tehdit suretiyle senetlerin alınmış olduğu iddia edilmiş ise de bu iddianın davacılar tarafından ispat edilemediği, yine bu konuda davacılar tarafından davalı kurum yetkilileri Cihangir Demirel ve Burcuhan Yılmaz hakkında yapılan şikâyet nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda da Düzce C. Başsavcılığı’nın 2007/4281 Soruşturma, 2008/3232 Karar nolu dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın da Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.03.2009 tarih ve 2009/299 D. İş Sayılı kararı ile reddine karar verildiği, bu şekilde davacıların senetlerin baskı ve tehdit suretiyle kendilerinden alınmış olduğu yönündeki iddialarının doğru olmadığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.