Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9044 E. 2012/16109 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9044
KARAR NO : 2012/16109
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vasi vekili, müvekkilinin vesayeti altında bulunan …’in 1999 yılından beri psikolojik rahatsızlığının bulunduğunu ve dönem dönem akıl hastanesinde tedavi gördüğünü, bunun üzerine Karamürsel Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/184 E.-2005/497 K. sayılı ilamı ile kendisine vasi tayin edildiğini, icra takibine konu senedin müvekkilinin rahatsızlığından faydalanılarak boş olarak imzalatılıp sonradan doldurulduğunu, senetteki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ile davalı arasında senet düzenlenmesini gerektirir hukuki bir sebep bulunmadığını, bu senedin geçersiz olduğunu ileri sürerek takip konusu senedin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hakkında vesayet kararının dava konusu senet nedeniyle icra takibi başlatıldıktan 1 yıl sonra alındığını, senedin tanzim tarihi ve senedin takibe konulduğu tarihe veya öncesine ait vesayet kararının bulunmadığını, bu hususta icra takip dosyasına davacı tarafından yapılan bir itirazın da söz konusu olmadığını, dolayısıyla takibin kesinleştiğini, davacının bu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini ve %40 kötü niyet tazminatı verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nun 27.07.2011 tarihli ve 2556 sayılı Raporuna göre akit tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği, fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edildiği, bu raporda davacının önceki adli tıp raporlarıda irdelendiği gibi başka mahkeme dosyaları nedeniyle alınan adli tıp raporları daha sonraki tarihlere ilişkin olduğundan raporlar arasında çelişki bulunmadığı,bu suretle davacının akit tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu, davanın senede dayalı menfi tespit davası olduğu bir borç ikrarını içeren senetlerin bedelsizliğini ileri süren borçlunun önce borcun sebebini daha sonrada bu sebebin gerçekleşmediğini veya ortadan kalktığını yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacı tarafın dava konusu senetin iptalini gerektirecek yazılı delil ve belge ibraz edemediğinden ispatlanamayan davanın reddine, asıl alacak üzerinden %40 tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.