Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9068 E. 2012/13415 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9068
KARAR NO : 2012/13415
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı kefillerin vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalıların 15.05.2007, 15.03.2008 ve 10.04.2009 tarihlerinde olmak üzere 3 ayrı kredi sözleşmesinin kefili oldukları, 13.04.2009 tarihinde düzenlenen, yapılandırılan kredilerde alınacak taahhütname ile 584.779,04 TL borcun varlığının kefil sıfatıyla taahhütnameyi imzalayan davalılar tarafından kabul edildiği, alacaklı bankanın taahhütname çerçevesinde yapılandırdığı alacağın ödenmediği ve kredi borçlusunun başvurusu ile 30.09.2009 tarihinde, ödenmeyen krediler de gözönüne alınarak 408.154,64 TL limitli yeni bir genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği, davalı kefillerin sorumluluğunun bu kredi sözleşmesi limiti ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 408.154,64 TL asıl alacak olmak üzere toplam 422.690,71 TL üzerinden devamına, %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka dava konusu icra takibinde 30.09.2009 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine dayanmış, davalılar itirazlarında ve savunmalarında 30.09.2009 tarihli kredi sözleşmesinin önceki kredi sözleşmelerinden doğan borçların yapılandırılmasına dair imzalanmış bir kredi sözleşmesi olduğunu ileri sürmemişlerdir. Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan bu kredi sözleşmesinin önceki kredi sözleşmelerinden kaynaklanan ve ödenmeyen kredilerin borçlarının yapılandırılması için imzalanmış sözleşme olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Bu rapora karşı davacı vekili, yeniden yapılandırmanın sözkonusu olmadığını da belirtmek suretiyle itirazlarını bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davacı banka vekilinin itirazlarını karşılayacak şekilde konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmekten ibaret olmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.