YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9087
KARAR NO : 2013/4035
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibarıyla bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, cari hesap alacağına ilişkindir.
Dairemizin 20.01.2011 T., 2009/7112 E., 201074933 K. sayılı ilamıyla, davacı tarafından ibraz edilen sevk irsaliyeleri ile ilgili davalı vekilinin beyanları alındıktan sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin 18/01/2010 tarihli dilekçesine ekli olarak dosyaya sunduğu 20.351,75 TL tutarındaki sevk irsaliyelerinin alıcı kısımlarının boş ve imzasız olduğu, buna göre bu malların davalı tarafından teslim alınmadığı, dolayısıyla davalının davacıya borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira 26/01/2012 tarihli bilirkişi raporunda incelemeye konu edilen irsaliyelerde teslim alan imzalarının bulunmadığı belirlenmiş ve mahkemece bu belirlemeye göre hüküm oluşturulmuş ise de, davacı vekili anılan bilirkişi raporuna karşı itirazlarında ve temyizinde dava konusu faturaların dayanakları olan irsaliyeler altında teslim alan bölümünde imza yoksa da malları teslim alan davalı şirket çalışanının irsaliyelerin teslim eden bölümüne imza atmış olduğunu, bunun da taraflar arasında ihtilafsız olan dava dışı irsaliyelerdeki teslim alan bölümünde yer alan imzalarla karşılaştırılması halinde anlaşılacağını belirtmiş ve bu yönlerin araştırılmasını istemiştir.
Bu durumda mahkemece davacı vekilinin rapora yönelik bu itirazları üzerinde durulup sözü edilen ihtilaflı ve ihtilafsız irsaliyeler altındaki teslim alan ve teslim eden bölümlerinde yer alan imzalar birbiriyle karşılaştırılmak suretiyle aynı kişinin eli mahsulü olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp davacı itirazları diğer delillerle birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.