YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9111
KARAR NO : 2012/13284
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, satıştan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı, cevap dilekçesinde davanın reddini istemiş, düplik dilekçesi ile taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereğince uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğini bildirerek davanın görev yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece davalı yanın tahkim itirazı davacı vekilince reddedilmesinden sonra davalının cevap dilekçesini ıslahla tahkim itirazında bulunduğundan ve tahkim itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce 09.06.2009 günlü kararı ile “…usuli kazanılmış hak, ıslah yoluyla ortadan kaldırılamaz. Mahkemece belirtilen ilkeler durulup, tartışılmadan cevap dilekçesinde unutulmuş olan ve ıslah dilekçesiyle ileri sürülen tahkim itirazının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”hükmün davacı yararına bozulmasına, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına”denilerek mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece direnme kararı verilip, işbu direnme kararının davacılar vekilince temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No:2011/19-735, Karar No:2012/93, 22.02.2011 günü; “…, tahkim itirazı usul hukuku kurumu olup, cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle ileri sürülmesiyle birlikte tamamlanmış bir usul işlemidir. Tahkim itirazı, işlem tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda sınırlı olarak sayılan ilk itirazlar arasında sayılmamıştır. Bu nedenle, niteliği gereği kural olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir ise de, bu husus unutulmuşsa, sonraki aşamada davacının muvafakati ile ileri sürülmesi olanaklıdır. Şayet, davacının itirazı ile karşılaşılmış ise, bir usul hukuku kurumu olan tahkim itirazı, ilk itirazlardan olmamakla, cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla da ileri sürülebilir. Davalı da cevap dilekçesini ıslah ederek tahkim itirazını ileri sürdüğüne göre, mahkemece, kural olarak ıslah yoluyla tahkim itirazının yapılabileceğinin kabulü yerindedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle “direnme uygun olup, davacılar vekilinin sair hususlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 19.Hukuk Dairesine gönderilmesine”karar verilmesiyle, dosya Dairemize gelmiş olmakla yapılan inceleme sonunda;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.