Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9420 E. 2012/17293 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9420
KARAR NO : 2012/17293
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı …’in davacı aleyhine senede dayalı takip yaptığını, davacı ile davalı …’ın evli olduğu dönemde davalı …’ın bankadan kredi alacağını ve teminat olarak bonoları vereceğini söylemesi üzerine 3 adet senedi kefil sıfatıyla imzalayarak davalı …’a verdiğini, daha sonra davalı …’ın diğer davalı … ile anlaşarak 001 nolu senedi takibe koyduğunu, diğer iki senedin de davalılarda olduğunu, evlilik birliği içinde eşi için kefil sıfatıyla verdiği senet nedeniyle mahkeme kararının olmadığını belirterek üç senet nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacı ve davalı …’ın gerçekte davacıya ait olan …Tekstil Limt Şti üzerinden yine davacıya ait olan taşınmazı ipotek göstermek suretiyle iki bankadan kredi çektiklerini, kredi borcunu ödeyemedikleri için davalı …’ın toplam 68.900,00 TL’yi şirketin hesabına gönderdiğini, senedin alındığını, davalı … ile davacının borçlardan kurtulmak için hileli olarak boşandıklarını belirterek davanın reddine, en az % 40 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davacı ile evli iken işlerinin ortak olduğunu, bankaya teminat senedi verip kredi kullandıklarını, takibe dayanak senedi de bankaya teminat olarak bankaya vermek istediklerini, ancak krediyi alamadıklarını, davalı …’ın kredi miktarı kadar borç para verebileceğini, geri ödemeleri banka faizi ile yapmasını önerdiğini, kendisinin de senetleri davalı …’a verdiğini, durumunun kötüleşmesi ve davacı ile boşanmaları nedeniyle borcu ödeyemediğini, davacının davasının doğru olduğunu, asıl borçlu olanın kendisi olduğunu belirtti.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının … şirketi lehine Akbank’tan adına kayıtlı taşınmazı 07/09/2005 tarihinde ipotek ettiği, 2005-2006 yıllarında kredi kullandığı, davalının şirkete 27/02/2007 tarihinde kredi ödemesi için 39.000,00 TL gönderdiği, yine T.İş Bankasından şirkete 2007 yılında 45.000,00 TL kredi kullandırıldığı, senetteki imzanın davacı tarafından inkar edilmediği, davacının senedin bankaya verileceği düşüncesiyle imzaladığını bildirdiği, davalı … ile davacının ağabeyi olan …’in beyanında, senedin …’in bankadan alınamayan kredi için borç para verebileceğini söylemesi üzerine senet düzenlenip davalı …’a verildiğinin belirtildiği, bu durumda davacının senetten ötürü borçlu olmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, davalı …’ın senetten ötürü davacıdan alacaklı olduğuna dair iddiasının
bulunmadığı, takibin davalı … tarafından yapılmadığı, işbu davada davalı olması için şartların oluşmadığı gerekçesiyle …’e yönelik davanın reddine, şartları oluşmadığından davalı … lehine tazminat talebinin reddine ve davalı …’nün pasif husumetten davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.