Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9484 E. 2012/16690 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9484
KARAR NO : 2012/16690
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davacı firma ile Kalipso Danışmanlık şirketi arasında 07.07.2007 tarihinde yapılan sözleşmeye göre 09-12 Ocak 2008 HEIMTEKS Frankurt ve 12-15 Ocak DOMOTEKS Hannover Almanya’da düzenlenecek fuar ile ilgili hizmetleri gerçekleştirileceği, Kalipso firması ile fuara katılacak firmalar arasında yapılan tüm sözleşmedeki hak ve alacakların davacı firmaya ait olacağını, davacı firmanın kendi üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen yapmış olduğu harcamaların davalı tarafından ödenmediğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini, alacağın %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dayanılan sözleşmede davalı firmanın taraf olmadığını, sunulan belgelerde davalı firma veya temsilcisinin imzasının bulunmadığını, sözleşmeyle bağlı olmadığını belirterek davanın reddine ve % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, sözleşme ve Almanya yetkili makamından gelen yazı cevabına göre davacı şirketin fuarda katılımcı olmadığı, sözleşmede davalı tarafın imzası bulunmadığı gibi yapılan sözleşmede taraf olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı yararına %40 oranında tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İtirazın iptali davasının reddi halinde davalı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı takibinde haksız ise de somut olayın özelliğine göre kötü niyetli kabul edilemeceğinden tazminat talebinin reddi gerekir. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsiz ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesine göre düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün 2 nolu bendinin karardan çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.