YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9504
KARAR NO : 2012/18662
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin maliki olduğu ….plaka aracın direksiyon kutusundan hidrolik yağ sızıntısı olması nedeniyle … 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/110 Değişik … sayılı dosyasında yapılan tespitte, arızanın imalat hatası nedeniyle meydana geldiğinin, bunun TKHK’nun 4.maddesinde ayıplı mal tanımının 2.paragrafında tanımlanan satıcının gizli ağır kusuru olduğunun tespit edildiğini belirterek, arızanın giderilmesi için ödenen 1.803,63 TL.nin ödeme tarihi olan 07.12.2010 tarihinden itibaren, aracı kullanmaktan mahrum kalınan süre kadar belirlenecek tazminatın ve … 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/110 Değişik … sayılı tespit dosyasında yapılan 328,05 TL masraf ile tespit ve alacak davaları nedeniyle yapılan 885,00 TL avukatlık ücreti masrafının dava tarihleri itibarıyla işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …. vekili; görev itirazında bulunmuş ve müvekkilin kasten gizlediği bir ayıp olmadığı gibi dava konusu araçta üretim hatasının da mevcut olmadığını, araç için verilen … süresinin dolduğunu, araçta gizli ayıp olduğu düşünülse dahi işbu davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … San. AŞ. vekili; görev itirazında bulunmuş ve davanın zamanaşımına uğradığını, TTK’nun 25 ve bu hükmün atfıyla BK’nın 182 vd. hükümlerine, malın ayıbı nedeniyle sorumlu tutulanın sadece satıcı olduğunu, satış sözleşmesinin tarafı olmayan imalatçının ya da ithalatçının sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarı yapmadığından ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını kaybettiğini, dava konusu aracın ticari … şartlarına tabi olduğunu, … süresinin 07.09.2007 tarihinde dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacının araçta gizli ayıp olduğuna ilişkin iddialarını ispatlayamadığı, gizli ayıp iddiasının dayanağı … 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/110 Değişik … sayılı tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun yetersiz, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, gizli ayıbın olabilmesi için hile ile gizlenmiş ayıbın olması ve üreticinin malın ayıplı olduğunu bilmesi ve bu ayıbın alıcıdan kasten gizlenmiş olması gerektiği, davacının bu yönde bir delil sunmadığı, dava konusu aracın davacıya 07.09.2005 tarihinde satıldığını, 818 sayılı BK’nun 207.maddesinin atfıyla 6762 sayılı TTK’nun 25/4.maddesi uyarınca ticari satışlarda ayıp dolayısıyla açılacak davaların teslim tarihinden itibaren 6 ay içinde açılmadığı, bu durumda 6 aylık zamanaşımı süresinin geçtiği, yine BK’nun 207. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu, aracın … süresi olan 2 yıllık sürenin de geçtiği gerekçesiyle dava zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek bu davayı açmıştır. Tespit talebi üzerine alınan 06.12.2010 tarihli raporda imalat hatası bulunduğu, bu ayıbın satıcının gizli ağır kusuru olduğu belirtilmiştir. Davalı satıcının ayıbı gizlemesi halinde TTK’nun 25/4. maddesinde öngörülen süreye bağlı olmadan zamanaşımı süresi içinde dava açılması mümkündür. Mahkemece davacı delil olarak bilirkişi incelemesine de dayandığından konusunda uzman bilirkişiden ayıbın niteliği konusunda rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda belirtilen nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.