Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9657 E. 2012/14799 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9657
KARAR NO : 2012/14799
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu arasındaki Tarımsal Krediler Genel Sözleşmesi ve eki Tarımsal Krediler İkraz Sözleşmesinde davalıların müşterek ve müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri; davanın reddini, %40 tazminata hükmedilmesini istemişlerdir.
Mahkemece; Ziraat Bankası tarafından kullandırılan tarımsal kredilerde kefillerin sorumluluğunun ortadan kaldırıldığı, takip dosyasında takibin durdurulması yönünde bir talebin ve icra müdürlüğünün bir kararının bulunmadığı, davacının takipte kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin müvekkili lehine % 40 tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2) Dava 06.03.2008 tarihinde açılmış olup, mahkemece, yargılama aşamasında, 12.04.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6215 sayılı Kanunun 23. maddesi gözetilerek hüküm oluşturulmuştur. Bu durumda dava tarihindeki haklılık durumu araştırılıp sonucuna göre yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumluluğun hangi tarafta olduğu belirlenerek hüküm oluşturulması gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.