Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9691 E. 2013/6556 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9691
KARAR NO : 2013/6556
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılarca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asıl ve … Bilgi İşlem Paz. Tic. Ltd. Şti.’nin temsilcisi …’ın gelmiş olmalarıyla diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan … Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi taahhütnamesini diğer davalının müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin kredi almak için davacı bankaya başvurduklarını, fakat her nasılsa müvekkillerinin başvuru nedeniyle bankaya sunmuş oldukları evrakların değiştirilerek müvekkillerinin tanımadığı kişilere kredi kullandırıldığını, müvekkili şirketin sermayesinin 1.000 YTL olup şirket müdürü …’ın 1997’den beri hakkında çek düzenleme yasağı bulunduğunu, bu şartlar altında 1.000,000 YTL’lik kredi başvurusunun mümkün olmayacağını, müvekkillerinin banka başvuru evraklarının bulunmadığını, evrakların değiştirilerek sahte imzalar atıldığını gördüklerini, müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapılmadığını, kredinin üçüncü bir şahsa ödenmesi konusunda müvekkillerince talimat da verilmediğini, davacı bankanın basiretli davranmadığını, hiçbir talimat olmadığı halde 3. kişi tarafından başka bir banka şubesinden bu denli yüklü miktarda para çekilmesine izin verilmesinin mantık dışı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin üç adet talimatla kredi kullanmayı talep ettiği ve mevduat hesabına aktarılan kredilerin …isimli 3. şahsa EFT yapılması talimatı verdiği, davalılar vekilinin banka hakkında sahtecilik işlemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını bildirmesine rağmen dava süresince gerek davacı banka gerekse parayı tahsil eden 3. kişi aleyhinde suç duyurusunda bulunmadıkları, davalıların ödeme talimatı vermedikleri yönündeki savunmalarının inandırıcı görülmediği, takip tarihi itibariyle davacı bankanın toplam 712.817,64 TL alacaklı olduğu, takipten sonra davalıların davacı bankaya bir miktar ödeme yaptıkları gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalıların 643.401,07 TL’si asıl alacak olmak üzere toplam 712.817,64 TL’ye yönelik itirazlarının iptaline takibin devamına, takipten sonra ödenen 60.864,95 TL’nin infaz aşamasında dikkate alınmasına ve davalıların %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluklarına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı yan, kredi kullanmak için davacı bankaya müracaat ettiğini, davacı bankanın başvuru nedeniyle sunulan evrakları değiştirerek tanımadıkları kişilere kredi kullandırıldığını, kendilerine kredi kullandırılmadığını, kredinin 3. kişilere ödemesi konusunda da talimatları bulunmadığını, nevarki müracaat sırasında imzaladıkları genel kredi taahhütnamesine 10.000,000 YTL yazılarak davacı bankanın talepte bulunduğunu, sunulan fakslardaki imzanın da kendisine ait olmadığını savunmuş, davacı vekili ise 26.05.2010 havale tarihli beyanlarımızdır başlıklı dilekçesinde davalı tarafın dava konusu kredinin teminatı olarak 9 adet müşteri çekini ciro ederek müvekkili bankaya verildiğini bildirmiştir.
Yukarıda yapılan savunma özeti ve davacı banka vekilinin dilekçesinde belirtilen müşteri çekleri araştırılarak şayet bu çeklerin davalı tarafça davacı bankaya verildiğinin anlaşılması halinde davalının isticvabı ile bankaya verme nedeninin açıklattılarak keza bu çeklerin tahsil edilip edilmediği üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken açıklanan faks talimatları ve çekler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hükmü kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.