YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9707
KARAR NO : 2012/15062
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili; 14.01.2010 tarihli ödememe protestosunun 19.01.2010 tarihinde müvekkillere tebliğ edilmesiyle müvekkillerinin dava konusu senetten haberdar olduklarını, müvekkillerden …, … ve .. …’ın diğer müvekkil …’nin davalı bankadan kullandığı tüketici kredisine kefil olmak amacıyla bankada sözleşme imzaladıklarını, sözkonusu kredinin müvekkil … ile dava dışı …. arasında yapılan yazılı traktör alım satım sözleşmesi için kullanılması amacıyla alındığını, müvekkillerin dava konusu senedi ne zaman ve hangi şartlarda imzaladıklarını dahi bilmediklerini, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca müvekkillerin senedi geri istemek hakkına sahip olduklarını, davalı bankanın kredi alacağının traktör üzerine işlemiş rehin ile teminat altına alındığını, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/4 Esas sayılı dosyasında senedin iadesi talep edilmesine karşın bankanın senedi iade etmediğini, bu nedenle dava konusu senedin iptalini istemek zorunluluğu doğduğunu belirterek dava konusu senedin iptaline ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili banka ile davacılar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacı borçlular aleyhine Genel Kredi Sözleşmesine dayanılarak icra takibi başlatıldığını, iptali istenen senede dayalı takiplerde tekerrür etmemek kaydıyla ibaresinin yer aldığını, rehinli aracın alacağın ferilerini ve icra masraflarını karşılar nitelikte olmayabileceği için alacağı teminat altına alan senedin iade edilmesinin borcun tamamının ödenmesi halinde mümkün olacağını, davacıların aynı neden ve taleplerle … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/4 esas sayılı dosyası ile de dava açtıklarını, bu nedenle davanın öncelikle derdestlik nedeniyle reddine, bu talebin kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı … ile davalı banka arasında 27.11.2008 tarihli ve 40.000,00 TL bedelli ”genel kredi sözleşmesi” imzalandığı, diğer davacıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, dava konusu 26.11.2008 tarihli bononun 40.000,00 TL bedelli olduğu, alacaklısının … Bank A.Ş , borçlusunun … olduğu, diğer davacıların bonoyu müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları,kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı banka tarafından davacılar aleyhine … Noterliğinin 14.01.2010 tarih ve 47 yevmiye numaralı ödememe protestosunun gönderilmiş olduğu, kredi bedelinin henüz bankaya ödenmemiş olduğunun görüldüğü, somut uyuşmazlıkta davacı …
ile davalı Banka arasında akdedilen ve diğer davacılar tarafından kefil sıfatıyla imzalanan 27.11.2008 tarihli sözleşmenin başlığı “genel kredi sözleşmesi” olup, içeriğinde bu sözleşmenin bir tüketici kredisi sözleşmesi olduğuna dair hiçbir hüküm bulunmadığı gibi, içeriğindeki şartlar incelendiğinde bir tüketici kredisi olmadığı, zira imzalanan kredi sözleşmesi karşılığı davacı …’ye nakit kullandırıldığı, bu haliyle kredinin ticari kredi niteliğinde bulunduğu, davacıların ayrıca TTK hükümleri uyarınca senedin bedelsizliği hükümlerine dayandıkları, ancak söz konusu kredi borcunun ödendiğine dair her hangi bir belge sunmadıkları ve kredi borcunu temin amacıyla verilen bononun henüz davalı banka tarafından tahsil edilmemiş olması ile davacılar tarafından imza inkarı da yapılmamış olması gerekçesiyle davacıların senedin iptali talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.