YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9716
KARAR NO : 2012/16488
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 06/03/2007 tarihinde 46.296,30 TL’lik ilaç aldığını ve bedelin %8 oranında 3.703,70 TL KDV’sini de katarak toplam 50.000,00 TL ‘yi alacaklının ısrarı üzerine dava dilekçesine ekli fatura karşılığında elden nakten ödediğini, söz konusu alışverişten yaklaşık iki buçuk yıl geçtikten sonra davalının müvekkili hakkında Manyas İcra Müdürlüğünün 2009/1148 esas sayılı takip dosyası ile takibe geçtiğini, müvekkilinin süresi içinde itiraz edemediğinden borcun kesinleştiğini ve müvcekkilinin tüm mal varlığına haciz konulduğunu, takibe konu borcun esasen ödendiğini ancak müvekkilinin icra emrine itirazı kaçırdığından borcu ödemek zorunda kalacağını, davalı alacaklının ise kötü niyetli ve fiilen borca batık olduğundan icra dosyasından çekeceği parayı kendisinden istirdat yolu ile almanın mümkün olmayacağını, bu nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığının tesbiti ile İİK nun 72/3 maddesi gereğince icra müdürlüğüne yatırılması uygun görülecek miktarda teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının dava konusu bedeli fatura karşılığında elden nakten ödediği iddiası ile dava açtığının,davacının ödeme emri belgesi olarak sunduğu makbuzun dava konusu alacağı belgeleyen fatura olduğunu, faturanın borcun ödendiğine dair kayıt içermediğini davacının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkillerinin borca batık olduğu iddiasının da asılsız olduğunun müvekkilinin serbest eczacılık faaliyetlerine son verdiğini ve halen bir ecza deposunun müdürlüğünü yaptığını ibraz edilen kapalı faturanın eczacılar arasında ödeme anlamında olup olmadığının eczacılar odasından sorulmasını talep ettiğini, davacı tarafın taksitle ödeme yaptdığını beyan etmesine karsın ödeme yaptığını belge ile ispat edemediğini kapalı faturaya dayanılamayacağını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davaya konu faturanın kapalı fatura olduğu kapalı faturanın fatura verenin sattığı malı teslim ettiğini ve bedelini aldığını, fatura alanın ise satın aldığı malı teslim aldığını ve bedelini ödediğini gösterdiği, ticari örf ve adet bu yönde olduğu, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiğini, kapalı faturanın ödemeye karine teskil ettiginden
ispat yükünün davalıda olduğu,davalı taraf faturayı düzenlediğini kabul etmekle birlikte borcun ödenmediğini ve kapalı faturanın ödeme yapıldığı anlamına gelmediğini iddia etmesine karşın bu hususları ve karinenin aksini, ödeme yapılmadığını ispat edemediği, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak düzenlenmediği anlasıldığından ticari defterlerin taraflar lehine delil olarak kabul edilmeyerek değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.