YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9815
KARAR NO : 2012/15046
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin 0069222 çek nolu 000000589160 hesap nolu muhatap bankası … Katılım Bankası A.Ş. Denizli Şubesi olan 3.000,00 TL tutarlı çeki hamiline keşide ettiğini, bu çekin ilk sırada … Ltd. Şti’nin cirosu ile tedavüle çıktığını, daha sonra sırasıyla … A.Ş., … A.Ş., … Ltd. Şti cirolarıyla tedavül ettiğini son olarak … Ltd. Şti. ‘nce 02/02/2006 tarihinde takas bankası olarak … A.Ş: Mevlana Şubesine ibraz edildiğini, müvekkilinin söz konusu çeki 3.000,00 TL olarak keşide ettiğini , bu hususu çekin üzerine hem yazı ile hem de rakam ile yazdığını, ancak tedavüle çıktıktan sonra çekin bedel kısmında tahrifat yapıldığını, çekin rakam ile yazılan kısmındaki rakamın önüne 1 rakamı eklenerek bedel kısmının 13.000,00 TL olarak tahrif edildiğini, yazı ile yazılan bedel kısmındaki üç yazısının önüne on ibaresi eklenerek yazı ile yazılan kısımda da tahrifat yapıldığını, Denizli C.Başsavcılığına bu konuda 2009/4137 Soruşturma nolu dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin keşide ettiği çeke ilişkin olarak borcunun 13.000,00 TL değil, yalnız 3.000,00 TL olarak tespiti ve % 40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, kendisinin ciro yoluyla gelmiş çek üzerine dava dilekçesinde belirtildiği şekilde tahrifat yapılmasını bilebilecek durumda olmadığını, müvekkilinin bu çeki … firmasından olan alacağına mahsuben13.000,00 TL olarak aldığını, bu şartlarda zaten ciro yoluyla aldığı çekte tahrifat olup olmadığını bilme durumunun da bulunmadığını, davanın reddi ile % 40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece Denizli 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/58 Esas 2011/238 Karar sayılı ilamında; dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde; davaya konu çekin keşide edilen 3.000,00 TL bedelli meblağının, sonradan tahrifat yapılarak 13.000,00 TL bedele dönüştürüldüğü, sahteciliği yapan sanık Özcan Tuğral hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bu durumda davaya konu çekin bedelinin baştan 3.000,00 TL olarak keşide edildiği ve sonradan sahtecilikle 13.000,00 TL dönüştürülmüş olduğundan, sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceğinden dava konusu çekten dolayı davacının davalıya 10.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine,dava konusu çekin ciro silsilesi ile davalıya ibraz edilmiş olup, ilk bakışta çekteki tahrifatın anlaşılamayacağı ve bilirkişi raporu ile bu hususun tespit edildiği saptandığından, davalının kötü niyetinden bahsedilemeyeceğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı 3.000 TL bedeli olarak düzenlenen çekin tahrifat yapılarak 13.000 TL bedelli haline getirildiğini, tahrifat sonucu artırılan 10.000 TL’den sorumlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Mahkemece Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/58 esas 2011/238 karar sayılı ilamında senette tahrifat yapıldığının hükme bağlandığı, sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan Ağır ceza mahkemesi kararı temyiz edilmiş olup henüz kesinleşmediğine göre bu hükmün kesinleşmesi beklenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.